Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1172 E. 2013/18108 K. 11.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1172
KARAR NO : 2013/18108
KARAR TARİHİ : 11.10.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/09/2012 tarih ve 2010/161-2012/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın … Şubesi’nde bulunan … nolu vadesiz ticari mevduat hesabına bağlantılı olarak 09.03.2005 tarihinde… nolu 20.000,00 TL limitli vadesiz kredili mevduat hesabı açılıp aynı tarihte kendisine 2.000,00 TL ödeme ve … nolu hesabına 2.000,00 TL virman yapıldığını, 19.04.2005 tarihinde 2.000,00 TL senet tahsilatıyla borcun 2.133,05 TL’ye düşmesinden sonra bu hesabın hiçbir hareket görmediğini, bu hesaba bağlı mevduat hesabı müsait olmasına rağmen buradan ödeme alınmadığını, davalı bankanın 5 yıl süreyle hiçbir bildirimde bulunmayıp borcun hesap limiti olan 20.000,00 TL’ye ulaşmasından sonra 2010 yılı Mart ayında kendisini telefonla arayarak kendisini durumdan haberdar ettiğini, itiraz etmekle birlikte 24-25.03.2012 tarihlerinde toplam 21.700,00 TL ödeyerek borcu kapattığını, yapılan uygulamanın genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, davalı bankanın sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 19.404,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankayla imzaladığı kredi sözleşmesi ve kullandığı kredi nedeniyle borçlu olduğunu, sözleşmenin 29. maddesinin somut olaya uygulanamayacağını, davacının BK’nın 62/1 maddesinde öngörülen borçlu olmadığı bir şeyi ödemesinin söz konusu olmadığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadaki 181859 no’lu hesabında 30.04.2005 tarihinde 2.133,05 TL borç bakiyesi bulunduğu, bu borcun faiz ve fer’ileri ile 03.02.2010 tarihinde kredi limiti olan 20.000,00 TL’ye ulaştığı, 25.03.2010 tarihinde davacı tarafça borcun ödendiği, davalı bankanın 5 yıl gibi uzun bir süre hesabı kat etmeden beklemesi ve biriken borcu davacıdan tahsil etmemesi iyiniyetli bir davranış olmayıp kredi hesabında gerekli denetlemeyi yapma görevini yerine getirmemesi nedeniyle borcun anılan meblağa yükselmesinde %70 asli kusurlu olduğu, davacı ise Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi’nin 29/H fıkrası hükümlerinde belirtilen hesap durumunu, borcunu öğrenme ve takip etme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile
13.582,80 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 727,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.