YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1180
KARAR NO : 2014/7159
KARAR TARİHİ : 11.04.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2012
NUMARASI : 2010/491-2012/621
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2012 tarih ve 2010/491-2012/621 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/04/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. H.. D.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin konut-villa-daire satışı ile iştigal eden davalı şirketin ortağı ve münferit imza yetkisine sahip müdürü iken şirketin nakit sıkıntısını gidermek için arkadaşı olan dava dışı Z. O. Ş. ile görüşerek şirkete ait villalardan birini satın almış gibi gösterip konut kredisi kullanarak bu kredinin şirkete verilmesi karşılığında dava dışı Z. O. Ş.’nın durumunu garanti almak için protokol imzalandığını, taşınmazın davalı şirket tarafından geri alınmasına kadar doğacak her türlü masrafı davalı şirketin karşılayacağı konusunda düzenlenen protokolü müvekkilinin hem şirket adına hem de kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı Z. O. Ş.’ın Yapı Kredi Bankası’ndan 270.000,00 TL 120 ay vadeli konut kredisi kullandığı, kredi taksitleri ve giderlerin davalı şirketçe karşılandığını, taksitlerin bir kısmı davalı şirketçe ödenmeyince Z. O. Ş.’a karşı manen sorumlu olduğu için müvekkilince ödendiğini, kredi borcu kapatılıp dava dışı Z. O. Ş.nın dava konusu taşınmazın tapusunu davalı şirketin gösterdiği kişiye devretmesine ve müvekkilinin davalı şirkete ihtar göndermesine rağmen müvekkilinin ödediği 8 taksit bedelinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, 40.292,00 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı Z. O.Ş. arasında davacının iddia ettiği gibi bir sözleşme bulunmadığını, davacının dayandığı 04.04.2007 tarihli protokolün önceye ait bir tarih atılarak sahte olarak düzenlendiğini, davacı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkili ile dava dışı Z. O. Ş. arasındaki satışın gerçek bir satış olup Z. O.Ş.’nın kredi borçlarını ödeyememesi nedeniyle de 28.01.2010 tarihli sözleşme imzalanarak taşınmazın geri alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddia ettiği şekilde Yapı Kredi Bankası Küçükçekmece Şubesi’nden dava dışı Z.O. Ş. adına kredi çekildiği, kredinin çekilmesi, kullanılması ve ödenmesiyle ilgili olarak davalı şirket, dava dışı Z. O.Ş.ve kefil olarak davacının katıldığı 04/04/2007 tarihli sözleşmenin imzalandığı, dava dışı Z.O.Ş.’a devredilen taşınmazın kredi kullanıldıktan sonra tekrar davalı şirket veya göstereceği bir kişiye devredilmesine ilişkin 28/01/2010 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme gereğince de taşınmazın dava dışı S. A.’na devredildiği, davacı tarafından davalı adına toplam 40.292,00 TL’lik 8 kredi taksitinin yatırıldığı,
dava konusu taşınmazın kredi çekmek için kullanıldığı ve kredi ödemesi kısmen davacı tarafından yapılarak davalının davacı aleyhine 40.292,00 TL sebepsiz zenginleştiği, hem sebepsiz zenginleşme hükümleri hem de protokol gereği davalının yapması gereken ödemenin davacı tarafından yapılması nedeniyle vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince de davacının ödediği bedeli davalıdan talep etme hakkı olduğu, yine davacı kefil sıfatıyla ödeme yaptığından bu meblağı davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, davacının davalı şirketin ortağı ve münferit imza yetkisine sahip müdürü iken şirketin nakit sıkıntısını gidermek için arkadaşı olan dava dışı Z. O. Ş. ile görüşerek bu kişinin şirkete ait villalardan birini satın almış gibi gösterilip Z. O. Ş.’nın konut kredisi kullanarak bu kredinin şirkete verilmesi karşılığında dava dışı Z. O.Ş.nın durumunu garanti almak için de 04.04.2007 tarihli protokol imzalandığını, davalı şirketin üstlendiği kredi taksitlerinin bir kısmını ödememesi üzerine davacının arkadaşına olan sorumluluğu gereği 20.03.2009 ila 17.11.2009 tarihlerine ait 8 taksiti(40.292,00 TL) ödediğini, daha sonra kredi borcu kapatılıp dava dışı Z. O. Ş.’nın dava konusu taşınmazın tapusunu 28.01.2010 tarihli protokol uyarınca davalı şirketin gösterdiği kişiye devretmesine rağmen davacının ödediği taksitlerin davalı tarafından davacıya ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını iddia etmiştir. Davalı vekili ise müvekkili ile dava dışı Z. O. Ş. arasında davacının iddia ettiği gibi bir sözleşme bulunmadığını, davacının dayandığı 04.04.2007 tarihli protokolün önceye ait bir tarih atılarak sahte olarak düzenlendiğini, davacı hakkında sahte belge düzenlemekten suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili ile dava dışı Z. O. Ş. arasındaki satışın gerçek bir satış olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulünde delil olarak dayanılan 04.04.2007 tarihli protokol ile ilgili olarak davalı şirketin suç duyurusu üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/26677 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatılmış olup anılan ceza soruşturması derdest bulunduğuna göre anılan soruşturma dosyasının sonucu beklenilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davacı taraf, taraflar arasında ihtilaf çıkıncaya kadar olan dönemde kredi taksitlerinin davalı şirket tarafından ödendiğini iddia ettiğine ve davalı şirket de taşınmaza ait kredi ödemesi bulunmadığını savunduğuna göre her ne kadar mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesi davalı şirket defterlerinde dava konusu kredi ödemeleri ile ilgili bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de bu konuda kredinin kullanıldığı Yapı Kredi Bankası’ndan davacının ödediği taksitlerden önceki taksitleri kimin ödediği sorulup bunlara dair tüm ödeme dekont ve belgeleri celp edilip sonucuna göre karar verilmek gerekirken, sadece kredi sözleşmesi ve ekleri ile davacının ödeme dekontları celp edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.