Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1212 E. 2014/8522 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1212
KARAR NO : 2014/8522
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/09/2012 tarih ve 2009/541-2012/408 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/05/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkili şirketin toplam 4.000.000 TL olan sermayesinin % 2’sine tekabül eden 80.000.00 TL’lik kısmına sahip olduğunu, taraflarca imzalanan 01.11.2006 günlü sözleşme gereği davalının hissesini bedelsiz olarak geri vermesi gerektiğini, sözleşme sona erdiği halde davalının hissesini devretmemesi, davalının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili şirket hisselerine üçüncü kişilerce haciz konulduğunu ileri sürerek, davalının hissesinin 40.000,00 TL’lik bölümünün müvekkili …, 40.000,00 TL’lik bölümünün ise müvekkili … adına herhangi bir haciz veya kısıtlama olmaksızın hükmen devir ve tesciline, devrin mümkün olmaması halinde 80.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava açılmadan önce müvekkilinin şirket hisselerinin davacılar … ve …’e bedelsiz devir edildiğini, hisselere haciz konulmuş ise de müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan 01.10.2006 günlü Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi’nin 8.2.2 maddesinde, sözleşmenin sona ermesi halinde yöneticinin % 2 hissesini şirkete ya da şirket tarafından gösterilen kişilere bedelsiz devredileceğinin öngörüldüğü, sözleşmesel ilişkinin sona erdiği, davalı tarafça ibraz edilen bila tarihli hisse devir sözleşmelerinin içeriğinden, davalıya ait 60 adet hissenin davacı …’e, 60 adet hissenin ise davacı …’e yine davalıya ait 40 adet payın …’e, 40 adet payın …’e devredildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın dosyaya ibraz edilen hisse devir sözleşmelerindeki kaşe ve imzaya itiraz etmediği, ancak belge aslının kendilerine teslim edilmediğini savunduğu, hisse devir sözleşmesinin sicil dosyasına intikal ettirilmediği, davacı şirket tarafından şirket hisselerine ilişkin pay senedi veya pay ilmuhaberi çıkarılmadığı, ana sözleşmenin hisse devrini düzenleyen 7. maddesinde yönetim kurulunun yazılı izni alınmaksızın yapılan hisse devirleri veya hisselere ilişkin sair tasarruf işlemlerinin pay defterine kayıt olmayacağı hususunun öngörüldüğü, hisse devir sözleşmelerinde, şirket adına şirketi temsile yetkili yönetim kurulu başkan veya yardımcısının imzasının bulunduğu, her ne kadar devir sözleşmelerinde tarih mevcut değil ise de davalının sunmuş olduğu ve itiraz olunmayan 30.03.2006 tarihli davacıların ve davalının imzası bulunan, ‘30.03.2006 tarihi itibariyle önceden akdedilen yazılı veya şifahi sözleşmeler, taahhütler vs. her türlü hukuki yaptırımlar için birbirimizden herhangi bir hak ve alacağımız yoktur, birbirimizi karşılıklı olarak ibra ederiz’ şeklinde düzenlenmiş olan ibraname çerçevesinde devir sözleşmelerinin bu tarihten önce yapıldığı kanaatine varıldığı, imzası inkar edilmeyen devir sözleşmesi çerçevesinde davalının şirket hisselerini öncesinde akdedilen sözleşme gereği davacı gerçek kişilere devrettiği, devir sözleşmesinde şirket yetkililerin ve davacıların imzası bulunması sebebiyle ana sözleşmede öngörülen onayın şirketçe verildiği, bunun üzerine taraflar arasında 30.03.2006 tarihli ibraname düzenlendiği anlaşılmakla hisse devrine ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmemesinde davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı anonim şirketin paylarına ilişkin olarak pay senedi veya ilmühaber çıkarılmamış olmasına, anonim şirket hisselerinde bölünme ilkesinin geçerli bulunmasına, davalının, davacı anonim şirketteki hisselerini alacağın temliki hükümlerine uygun olarak yazılı şekilde diğer gerçek kişi davacılara devir ettiğinin anlaşılmasına, geçerli şekilde devrin yapıldığının sabit bulunmasına, devrin geçerli olabilmesi için, ticaret siciline bildirimin yapılmasının gerek olmamasına, paylar üzerindeki mülkiyetten doğan mal varlığı haklarının davacı gerçek kişilere intikal etmiş bulunmasına, davacıların, haciz ve her türlü sınırlamadan bağımsız olarak payların hükmen devir ve tescilini istemiş olmalarına, dava tarihi itibariyle paylar üzerinde haciz bulunduğunun anlaşılmasına, esasen, böyle bir davada haciz talep eden alacaklıların da yer almasının gerekmesine, davalının edimini ifa etmiş bulunmasına, davacı gerçek kişilerin mülkiyet hakkına dayalı olarak paylar üzerine haciz koyduran alacaklılara karşı hukuki yollara başvurmalarının mümkün bulunmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.