Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12232 E. 2014/1808 K. 03.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12232
KARAR NO : 2014/1808
KARAR TARİHİ : 03.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.04.2013 tarih ve 2012/485-2013/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin babası …’ın 1997 yılında vefat ettiğini, …’ın yurtdışında çalışmış olması nedeniyle haketmiş olduğu kazancın ise 2001 yılında davalı…Bankası’na yatırdığını, davalı…Bankası’nın parayı 3 ay vadeli mevduat hesabına yatırıldığını, işbu mevduatın 31/05/2012 tarihinde ise zamanaşımına tabi tutularak …’ye devredildiğini, müvekkillerinin böyle bir mevduattan haberdar olmadıklarını, isimlerini bilmedikleri birinin babalarına ait …’ye devredilecek bir alacağının bulunduğu söylemesi üzerine haberdar olduklarını, mevduat sahibinin 1997 yılında vefat etmiş olması sebebiyle işbu paranın hak sahiplerinin müvekkilleri olduğunu, davalı bankanın hukuken gerekli işlemleri yerine getirmeyerek parayı …’ye devrettiğini, bankaların bir takvim yılı içinde zamanaşımına uğrayan ve tutarı 50 TL ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklarının hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının …’ye devredileceği hususunun takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda olduğunu ileri sürerek 51.616 TL tutarındaki mevduatın 26/03/2001 tarihinden itibaren…Bankası’nca yıllar içinde uygulanmış olan en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 26/03/2001 tarihinde davacıların miras bırakanı…’ın banka nezdinde 3 ay vadeli 37100418-5001 nolu mevduat hesabı açılmış olup söz konusu mevduat hesabı üzerinden son işlem tarihi 27/06/2011 tarihinden itibaren işlem yapılmadığını, hesapta adres bilgisinin yetersiz olması nedeniyle ilgilisine gerekli iadeli taahhütlü ihbar yapılamadığını, bunun üzerine müşterilerin mağduriyet yaşamamasını teminen devir işlemlerinden önce adres bilgisi yetersizliği nedeniyle ihbar gönderilemeyen mudiler hakkında sistemde mevcut olan bilgiler üzerinden …Nüfus Müdürlüğü nezdinde haricen araştırma yapıldığını, ancak eksik kimlik bilgileri nedeniyle netice alınamadığını, hesabın …’ye devrinden önce muris mudilerinin ilgili şubeye herhangi bir başvurusunun olmadığını, müvekkili bankanın üzerine düşen yükümlülüğünü yerine

getirdiğini, bunun yanında davacının gerek faizin başlangıç tarihine ve gerekse talep etmiş olduğu faiz oranına ilişkin taleplerinin bir geçerliliği ve yasal bir dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacılar murisi… adına yurt dışı çalışması nedeniyle 2001 yılında yatırılan ve uzun zaman üzerinde işlem yapılmayan para üzerinde zaman aşımı işlemine tabi tutulduğu, ancak muris adına ya da mirasçılara 5411 sayılı yasanın uygulama yönetmeliğine uygun olarak tebligat yapılmadığı, davalı tarafından mevduat sahibine ulaşım konusunda yeterli girişimde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 51.616,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde alacağının en yüksek mevduat faiz oranıyla tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ise dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsilini talep etmiştir. Mahkemece dava konusu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş ise de mahkemenin davacının talebini aşar şekilde karar vermesi doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. bendinde yer alan….yasal faiziyle…”ibaresinin çıkarılarak yerine “yasal faizi aşmamak üzere mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle” ibaresinin yazılması suretiyle kararın düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.