Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12276 E. 2013/17149 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12276
KARAR NO : 2013/17149
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2011/14-2012/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin TMSF’ye devirden önce Yurtbank A.Ş ‘nin … Şubesi’ne 22/11/1999 tarihinde 9.862.06 TL mevduatını %85 faiz oranı ile 35 gün vadeli olarak yatırdığını, 21/12/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetimin TMSF’ye devredildiğini, müvekkilimin bankaya yatırmış olduğu mevduatın Yurtbank A.Ş yönetimi tarafından KKTC’ de paravan olarak kurulan dava dışı off shore bankasına aktarıldığını, müvekkilinin iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın Yurtbank A.Ş yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, Yurt Security Off Shore Bank Ltd. aleyhine Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1629 sayılı dosyası ile yapılan takibin kesinleştiğini, icra takibinin semeresiz kaldığını belirterek şimdilik 9.862,06 TL mevduat alacağının 22/11/1999 tarihinden vade sonu olan 27/12/1999 tarihine kadar yıllık %85 akdi faiz, 27/12/1999 tarihinden 01/02/2000 tarihine kadar %77 akdi faiz, 01/02/2000 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı Kanun’un 2/son maddesi gereğince %77 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, zamanaşımı, kesin hüküm, hakdüşürücü süre ve görev itirazlarının bulunduğunu, davacının offshore hesap cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazının bulunmadığını, daha fazla faiz getirisi elde etmek için kıyı bankacılığını tercih ettiğini, iradesinin yanıltılmasının sözkonusu olmadığını, dava konusu paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd. Şti’ye havale edilmeden önce müvekkili banka nezdinde vadesiz bir hesapta olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kesin hüküm ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, davacının offshore bankasından parasını tahsil etme imkanının bulunmadığı, bu nedenle davacının davalı …Ş.(Yurtbank A.Ş) aleyhine açtığı davanın zamansız olmadığı, offshore bankasına gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs’a gönderilmediği, davalı Yurtbank A.Ş’ nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak vermek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı offshore bankasına yönlendirdiği, paravan bankacılık yapıldığı, tüm işlemlerin Yurtbank A.Ş. Genel Müdürlüğü ve şubeleri aracılığı ile gerçekleştirildiği, davalının davacıya ait zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.862,06 TL davacı alacağının 22/11/1999 tarihinden itibaren ve 27/12/1999 ile 01/02/2000 tarihleri arasındaki hesaplamada yıllık % 77 oranını aşmamak koşulu ile değişen ve değişecek oranlarda 3095 sayılı kanunun 2. maddesinde öngörülen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.