Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12318 E. 2014/2634 K. 14.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12318
KARAR NO : 2014/2634
KARAR TARİHİ : 14.02.2014

MAHKEMESİ : KUŞADASI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2010/423-2013/25

Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2013 tarih ve 2010/423-2013/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline davalının 24.04.2009 keşide tarihli, 5.750 EURO bedelli çek verdiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibi yaptıklarını, yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa 29.05.2009 tarihinde 5.000 TL ödeme yaptıklarını, bu miktarın mahsup edilmediğini, kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının 5.000 TL’yi çeke mahsuben ödediği, taraflar arasında başka ticari ilişki bulunmadığı, davacının buna ilişkin olarak delil ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olmaması nedeniyle tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafından ödenen tutarın muaccel olmuş başka bir alacağa ilişkin olduğuna dair iddianın, davacı vekilinin 23.02.2011 tarihli duruşmadaki imzalı “Delilimiz takip konusu çektir ve icra dosyası içeriğidir, başka delilimiz yoktur.” şeklindeki beyanı karşısında ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebi alacağın likit olmadığından reddine karar verilmiştir. Oysa, takibe konu çekin sigorta prim borcu karşılığı verildiği tartışmasız olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarı belirlenebilir özelliktedir.
Bu itibarla, mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.