YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12399
KARAR NO : 2014/2600
KARAR TARİHİ : 14.02.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2012 tarih ve 2012/56-2012/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 25.01.2010 tarihinde “…” ibareli 30.sınıf malları içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2010/4282 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde yayımlandığını, bunun üzerine davalı şirketin “…” ibareli markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, yapılan itirazın ise …’nın 2011/M-5008 sayılı kararıyla kabul edildiğini ve müvekkili şirketin marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, görsel, sescil ve biçimsel olarak “…” ibareli başvurunun redde mesnet “…” ibareli markalarla ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik taşımadığını ileri sürerek, … … kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı … vekili ve davalı şirket vekili ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet alınan markaların “… …+Şekil”; “… … …+Şekil”; “… … …+Şekil”; “… …+Şekil” ve “… …+Şekil” ibare ve biçimli olduğu; her birinde “…” ibaresinin markanın asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, diğer sözcüklerin markalarda yardımcı unsur konumunda bulunduğu, şeklin ayırt edicilikte geri planda kaldığı, markaların somut ve soyut olarak ayırt ediciliğinin bulunduğu, davacının başvurusunun “…” ibareli olduğu, başvuru konusu işarette de “…” ibaresinin asıl unsur olduğu; soyut olarak ayırt edicilik taşıdığı, ancak somut olarak davalı markalarından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer sescil ve görsel etki bıraktıkları, zira başvuru ve redde mesnet markalarda yer alan … harflerinin farklılıklarının, iki işaret arasında farklı bir görsel ve sescil etki yaratmadığı, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin aynı ve benzer biçimde görünen ve okunan “…” ile “…” sözcüklerinde odaklandığı, şekilsel ve renksel farklılıkların markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, her iki markanın aynı sınıfta, aynı tür ürünleri içerdikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.