YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12447
KARAR NO : 2014/2530
KARAR TARİHİ : 13.02.2014
MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2010/367-2013/100
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 tarih ve 2010/367-2013/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TARSİM vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kiralamış olduğu Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, İlyaslı Köyünde Bozyer Mevkii’nde bulunan 1 pafta 46 parsel sayılı elma bahçesini, 27/03/2009 tarihinde 06/04/2009-28/10/2009 tarihleri arası TARSİM Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası yaptırdığını, köyde meydana gelen fırtına neticesinde sigorta edilen alanda % 30′ un üzerinde hasar meydana geldiğini, TARSİM tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hasar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte 10.000 TL tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TARSİM vekili, hadisenin fırtına olmadığını, poliçe şartlarında rüzgar için teminat olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı G. Sigorta A.Ş. vekili, husumet yokluğundan müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı bahçede %35 oranında bir hasarın meydana geldiği ve bu hasarında, sözkonusu tarihlerdeki hava ve rüzgar durumunu bildiren Meteoroloji Genel Müdürlüğü raporuna göre fırtına şeklinde esen rüzgar neticesinde meydana geldiği ve bu nedenle de hasarın ve zararın dava konusu sigorta poliçesinin kapsamında ve teminatı dahilinde olduğu, sigorta poliçesinin sigorta bedeli 8.800,00 TL olup hasar oranı da %35 olduğundan, davacının tazmini gereken zararının (8.800×35/100=3.080) 3.080,00 TL olduğu, zeyilnamenin davalı TARSİM tarafından dava konusu yerdeki hasar tespiti çalışması sırasında, hasarın 05/10/2009 ile 12/10/2009 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeni ile sözkonusu hasar tarihinden ve hatta bu hasarın davalı TARSİM’e davacı tarafça ihbar ve bildiriminin yapılmasından yani davalı TARSİM’in bunu öğrenmesinden sonra ve tek taraflı olarak yapıldığı, davacının herhangi bir haberi, izni, rızası ve imzası olmaksızın düzenlendiği, prim olarak da davacıya herhangi bir iadede de bulunmadığı, sigorta poliçesinde muafiyet oranının tam olarak hangi oran olduğunun kesin olarak belli olmadığı, sadece üst sınırının belirtilmiş olması nedeniyle sigorta şirketince işbu muafiyet hükmü gereğince uygulanması istenen oranın ne olduğu açıkça beyan ve talep edilmedikçe mahkemece kendiliğinden dikkate alınıp uygulanamayacağı, davalı TARSİM vekilince sunulan yazılı ve sözlü beyanların hiçbirinde söz konusu muafiyet hükmüne göre tam olarak ne oranda bir muafiyet uygulanması talebi açıkça ve oran olarak belirtilmediği, uygulanabilir nitelikte bir muafiyet hükmü niteliğinde de olmadığı, davacı tarafça davalılardan G. (G.) Sigorta A.Ş. hakkındaki davayı takip etmek istemediklerinin beyan edildiği gerekçesiyle, G. Sigorta A.Ş. hakkında yeni esas üzerinden yapılacak tensip ile davanın HMK 150. md. gereğince yasal süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, davalı TARSİM hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; 3.080 TL hasar bedelinin 11/11/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı TARSİM vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Sigorta poliçesinin muafiyetler bölümünde fırtına halinde %20 oranında mufiyet uygulanacağı öngörülmüştür. Buna rağmen sigorta poliçesinde muafiyet oranının tam olarak belli olmadığı, sadece üst sınırın belirtildiği, sigorta şirketince de uygulanması talep edilen oranın belirtilmediği, mahkemenin bu durumu kendiliğinden değerlendirirerek karar veremeyeceği, uygulanabilir nitelikte bir muafiyet hükmü bulunmadığı gerekçesiyle muafiyet şartının uygulanmaması doğru olmamış, davalı TARSİM vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TARSİM vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TARSİM vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı TARSİM’e iadesine, 13/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.