YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12589
KARAR NO : 2014/6454
KARAR TARİHİ : 02.04.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2013 tarih ve 2012/503-2013/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “SOLEY” ibareli birden çok ve tanınmış markaların sahibi olduğunu, Kayseri’de ticari faaliyet gösteren davalı şirket tarafından herhangi bir tescilli hakkı olmamasına rağmen, “SOLEY OVEN” markası altında ocak, fırın vb. ürünlere yönelik ticari faaliyetlerde bulunduğunu, SOLEY markasını, markasal etki oluşturacak ve dikkat çekecek biçimde tanıtım aracı olarak kullandığını, bu markalar altında ürünler sattığını, www.soleyoven.com internet sitesi üzerinden markaya yönelik reklam ve faaliyette bulunduğunu, yine ticari faaliyete konu etmemesi gerekirken tanıtımlar yaptığını, bu eylemleri ile müvekkilinin marka hakkından haksız yere faydalandığını, müvekkilinin marka hakkına zarar vererek tecavüzde bulunduğunu, davalı şirketin SOLEY OVEN markasını, marka sahibi olan … Makine San. ve Tic. A.Ş.’den kiralanmış bulunması sebebiyle davada husumet ehliyetinin olduğunu ileri sürerek “SOLRY OVEN” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, bu talebini ıslah ederek söz konusu markanın hükümsüzlüğü ile birlikte davalının bu markayı kullanmasının men’ine de karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından kullanılan ve TPE’de 119673 numara ile kayıtlı bulunan markanın 07, 09, 11 numaralı hizmetleri kapsadığını, markanın ilk tescil tarihinin 21.06.1990 olduğunu, markanın … Makine San. ve Tic. A.Ş. adına tescil edildiğini, markanın 28 Mart 2005 tarihinde Kayseri 6.Noterliği’nde düzenlenen “Marka Devir ve Teslim Senedi” ile …’e devredildiğini, markanın tüm kullanım haklarının …’e ait olduğunu, 15.11.2010 tarihinde … ile müvekkili arasında yapılan lisans/kiralama sözleşmesi ile markanın kullanım haklarının müvekkiline devredildiğini, davacıya ait tekstil ürünlerinde kullanılan SOLEY markasının; fırın, davlumbaz üreticileri arasında tanınmışlığından söz edilmeyeceğini, davacı firmanın 07, 09, 11 numaralı hizmetlerde faaliyeti bulunmadığını, müvekkili tarafından kullanılan SOLEY markasının davacı firma yönünden bir haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen 119673 tescil nolu SOLEY markasının dava dışı … Makine San. ve Tic. A.Ş’ye ait olduğu, markanın 03/09/1990 tarihinde tescil edildiği, 21/06/2000 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle yenilendiği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu markanın koruma süresinin dava tarihinden yaklaşık 2 yıl önce 21/06/2010 tarihinde sona erdiği, marka sahibi şirket tarafından söz konusu marka her ne kadar 22/03/2005 tarihinde noterden marka devir ve teslim senediyle dava dışı …’e devredilmiş ise de, bu devir sözleşmesi sicile kaydedilmemiş olduğundan marka üzerindeki hakların … Makine San. ve Tic. A.Ş’ye ait olduğu, …’in dava konusu marka üzerinde tescil edilmiş bir hakkı bulunmadığından işbu markayı davalı şirkete de kiralama ehliyetine sahip olmadığı, bir başka deyişle söz konusu 15/11/2010 tarihli marka kira sözleşmesinin davalıya kullanma hakkı vermeyeceği, hükümsüzlük talebinin ancak marka sahibine karşı açılabileceği, bu anlamda husumetin davalı şirkete düşmediği gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.