YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12809
KARAR NO : 2014/3562
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2013
NUMARASI : 2013/34-2013/523
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2013 tarih ve 2013/34-2013/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait teminat çekinin davalının tasfiye memurluğunu yaptığı şirket tarafından tahsile konulduğunu, müvekkili şirketin cebri icra tehditi altında çek bedelini mükerreren ödediğini, ardından açtıkları istirdat davasının kabulüyle 3.169,00 TL’nin T. Ltd. Şti’nden tahsiline karar verildiğini, istirdat davası devam ederken dava dışı şirketin tasfiyesine karar verildiğini, mahkeme kararı ile tasfiyeyi iptal ettirdiklerini, istirdada konu bedelin tahsili için başlattıkları icra dosyasında 500,00 TL’nin tahsil edildiğini ileri sürerek, bakiye 2.665,00 TL’nin tasfiye memuru olan davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, tasfiye aşamasında tüm ilanların yapılmasına rağmen davacıların alacaklarını memurluğa bildirmediğini, şirketin tasfiye aşamasında hiç bir mal ve hakkı bulunmadığından tasfiye edilmemiş olması halinde dahi alacaklıların alacağını tahsil edemeyeceklerini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; tasfiyesine karar verilen şirketin tüzel kişiliğinin ihya edilmesinden dolayı davacı tarafın zararlarını ihya edilen şirketten talep edebileceği, davasını şirkete yöneltmesi gerekeceğinden davalı hakkında açılmış davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkin olup davanın tasfiye memuru aleyhine açılması doğru ve yerindedir. Buna rağmen tasfiyesine karar verilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verildiğinden davacı tarafın zararlarını ihya edilen şirketten talep etmesi ve davasını şirkete yöneltmesi gerekeceğinden davalı hakkında açılmış davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği gerekçesi yerinde değildir. Bununla birlikte; mahkemece Dairemizin 11/12/2012 tarihli 2011/13081 Esas 2012/20487 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu suretle; Dairemiz bozma ilamında yer verilen hususlarda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.