YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12853
KARAR NO : 2014/1967
KARAR TARİHİ : 05.02.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2013
NUMARASI : 2010/346-2013/31
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2013 tarih ve 2010/346-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının maliki bulunduğu D. K. isimli nakliye gemisi ile Newyork/ABD-Ambarlı/İstanbul arasında 06.08.2008-07.07.2008 tarihleri arası yapılan taşıma esnasında müvekkili şirkete nakliye abonman alt poliçesi ile sigortalı dava dışı E. Kozmetik San. ve Tic. A.Ş’ye ait emtiaların bir kısmının konteynerin tavanının delinmesi ve bu delikten giren yağmur suları sonucu hasarlandığını, meydana gelen hasarda davalının tam kusurlu olduğunun tutulan tutanaklarla sabit olduğunu, müvekkilinin sigortalısına hasar tazminatını ödediğini, davalıdan hasarın tazmininin istendiğini ancak, davalı tarafından ödeme yapılmayınca aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarlı olduğu iddia edilen konteynerin ithalat ve ihracat çıkışlarında müvekkiline hasarsız olarak teslim edildiğini, alıcının malları teslim alırken TTK’nın 1066. maddesi uyarınca şerh koymadığını, konişmentoda 3 gün içerisinde yazılı ihbar zorunluluğu bulunduğunu ancak, müvekkiline usulünce yapılmış bir ihbar ve yetkili mercilerce yaptırılmış bir tespit olmadığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu emtianın konteyner içerisinde “D. K.” gemisine davalı taşıyanın sorumluluğunda yüklendiği, yükün içine konulduğu konteynerin taşıyan tarafından tahsis olunduğu durumda konteynerin gemi ambarları olarak kabul edilmesi sebebiyle TTK’nın 1019. maddesi uyarınca taşıyanın ambarlan yükü muhafazaya elverişli halde bulundurma yükümlülüğünün konteynerler için de söz konusu olduğu, yükün yükleten tarafından konteynere yüklenip istiflenmesinin (FCL kaydı) taşıyanın kendisi tarafından tahsis edilen konteynerin elverişsizliğinden kaynaklanan zarardan sorumlu tutulamayacağı anlamına gelmediği, davalının yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar konteyneri yükü muhafazaya elverişli bulundurmakla yükümlü olduğu, hasarın yükün taşıyanın gözetim ve denetimi altında olduğu nakliye esnasında konteynerin delinmesi sonucu meydana gelmesi yani hasarın sebebinin açıkça taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten doğmuş olması karşısında davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalının Üsküdar 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7576 Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin 3.571,53 USD üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı yükün deniz yolu ile taşınması sırasında yükte meydana gelen hasar nedeniyle davacının sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne ve davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin 3.571,53 USD üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporlarında dava dışı alıcının TTK’nın 1066. maddesinde düzenlenen ihbar ve tespit görevini usulüne uygun olarak yerine getirmediği, bu hususun TTK’nın 1361. maddesi uyarınca halef olan davacı bakımından da geçerli olduğu, dolayısıyla TTK’nın 1066/3 madde ve fıkrası uyarınca zararın davalı taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten meydana geldiği karinesinin doğduğu ve bu karinenin aksi yönde dosyada mevcut bir delilin bulunmadığı belirtilmişitr. Ayrıca, ekspertiz raporunun da hasara uğradığı iddia edilen mallarını yerinde görülmesi suretiyle değil, sigortalı firmadan sağlanan bilgi ve belgelere istinaden yapılan değerlendirme ile evrak üzerinden hazırlandığı anlaşılmıştır. Yine, taşınan malların hangi tarihte gönderilene teslim edildiğine ve alıcının malları hasarlı teslim aldığına dair dosyaya ibraz edilmiş bir belge olmadığı gibi, bu hususta araştırma da yapılmamıştır. Dava konusu zararın konteynerin nakliye sırasında delinmesi nedeniyle taşınan kozmetik mamulü emtianın ıslanması suratiyle meydana gelip gelmediği de taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından biridir. Bu itibarla, belirtilen husularda taraf delilleri sorulup, yeterince araştırma yapılmadan, hasarın konteynerin nakliye sırasında delinmesinden kaynaklandığına yönelik soyut iddiaya dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.