Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12961 E. 2013/18460 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12961
KARAR NO : 2013/18460
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/02/2012 gün ve 2011/48-2012/28 sayılı kararı bozan Daire’nin 15/05/2013 gün ve 2012/11359-2013/10011 sayılı kararı aleyhinde davalı borcu üstlenen TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka çalışanlarının yönlendirmesiyle vadeli off shore hesabı açtırdığını, 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından davalı bankaya el konulduğunu ve banka yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan cezalandırıldıklarını, müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek, 22.000 TL alacağın 15.12.1999 tarihinden vade sonu olan 19.01.2000 tarihine kadar % 85 akdi faiziyle, bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesi gereğince % 85’ten az olmamak üzere belirlenecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında davacının da bulunduğu müşterilere off-shore Ltd. şirketine yöneltmek suretiyle dolandırdıkları, paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, talebin 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, 2011 yılı öncesinde benzer davaların ‘zamansız açılmış davalar’ olduğu kabul edilerek reddedilmekte olduğu, bu durumun Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği, dava açma imkanının bulunmadığı, zamansız kabul edildiği, dönemde zamanaşımı süresinin dolduğunun kabul edilemeyeceği, yatırılan mevduatın istirdat talebinin de bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının da müterafik kusurunun bulunduğu zira daha düşük oranlı faize razı olan ve elde ettiği faizin vergisini ödeyen mudi ile tercihini daha yüksek-vergisiz faiz getiren seçenek yönünde kullanan, sektörel geçmişi fazla olmayan küçük çaplı bankaların, köklü-ekonomik açıdan güçlü bankalardan daha yüksek oranda faiz verdiklerini sorgulamayan mudinin aynı oranda teminatlı kabul edilmesinin adil olmayacağı, BK 44/1. maddesi gereğince % 25 oranında tenkisin makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.500,00 TL alacağın 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ING Bank A.Ş ve davayı üstlenen TMSF’den tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı borcu üstlenen TMSF vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, borcu üstlenen TMSF vekilinin yerinde görülmeyen ve HUMK.nun 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı …Ş.’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş.’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş.’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ING Bank A.Ş.’ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.’ye devredilen Yurt Bank A.Ş.’nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, borcu üstlenen TMSF vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın davalı ve borcu üstlenen yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, borcu üstlenen vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.05.2013 Tarih, 2012/11359 Esas- 2013/10011 Karar sayılı ilamına yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bozma bendi şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.05.2013 Tarih, 2012/11359 Esas-2013/10011 karar sayılı bozma kararına yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerinin (3) numaralı bozma bendi olarak eklenmesi suretiyle BOZULMASINA, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.