Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/130 E. 2014/7948 K. 29.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/130
KARAR NO : 2014/7948
KARAR TARİHİ : 29.04.2014

MAHKEMESİ : DİDİM (YENİHİSAR) 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2012
NUMARASI : 2009/581-2012/678

Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 1. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2009/581-2012/678 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. A.. S.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı Bankanın Didim Şubesi’nde müvekkilerinin 61000223 numaralı ortak hesapları olduğunu, yine müvekkillerinin vekaletnameyle yalnızca 61000223 numaralı hesaptan S.. T..’a para çekme yetkisinin verildiğini, ancak müvekkilerinin başka hesabından (TL hesabı) para çekildiğini farkettiklerini, 09/06/2007 tarihinde … numaralı Türk Lirası hesabından yetkisiz kişilerce 49.061,61 TL para çekildiğini, davalının basiretli iş adamı gibi haraket etmediğini ileri sürerek, yetkisiz kişilere ödenenn 49.061,61 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
İhbar olunan vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı taraf ihbar olunan S.. T..’a Sterlin hesabından para çekme yetkisi içeren vekaletname verdiğini, ancak davalı bankaca TL hesabı üzerinden ödeme yapıldığı, bu hesaptan ödeme yapılması konusunda yetki verilmediği iddia edilmiş ise de davalı tarafça sunulan belgelerden söz konusu meblağın Sterlin olarak 04/09/2007 tarihinde ilgili hesaba gönderildiği, ancak davalı bankada TL’ye çevrilerek TL hesabına alındığı, ihbar olunan Suphi’nin sözkonusu havaleden haberdar olup aynı gün parayı çektiği,davacılar adına davacıların harici sözleşme ile satın aldığı taşınmazın satış bedeli olarak O.Ö.’in hesabına 06/09/2007 tarihinde havale edildiği, davacının S.. T.. tarafından Osman Özer’e yapılan ödemeler konusunda herhangi bir itirazda bulunmadığı, sözkonusu işlem nedeni ile davacının uğramış olduğu herhangi bir zarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı Banka’da bulunan davacılara ait hesaptan (TL) yetkisiz kişiye ödeme yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda, davacıların davalı Banka’nın Didim Şubesi’nde ….223 numaralı döviz, …… nolu -TL- olmak üzere ortak hesapları bulunduğu, davacılar tarafından ihbar olunan S.. T..’a yalnızca ….. nolu döviz hesabından para çekme dahil çeşitli yetkiler içeren düzenleme şeklinde vekaletname verildiği, dava konusu miktarın ihbar olunan tarafından çekildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, uyuşmazlık, paranın hangi hesaba havale edildiği, yine paranın -TL- olarak mı yoksa döviz olarak mı gönderildiği, gönderilen paranın ihbar olunan tarafından davacılar yararına kullanılıp kullanılmadığı, davacıların dava konusu para çekme tarihinden sonra ilgili hesapta işlem yada işlemler yapıp yapmadıkları konularında toplanmaktadır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, belirtilen uyuşmazlık konularının özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kuşkusuz olup, anılan husularda bankacılık hukuku konusunda uzman bir bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, mahkemece dayanak belgeler dahi denetlemeye elverişli bir şekilde değerlendirilip tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Öte yandan, davacıların İngiliz vatandaşı olduğu anlaşılmakta olup, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 48. maddesi gereğince Türk Mahkemesi’nde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise dava açanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutabileceği düzenlenmiştir. Anılan maddede öngörülen teminat hususu mahkemece re’sen gözetilmelidir.
Bu durumda, mahkemece, 5718 sayılı MÖHUK’nın 48. maddesi hükmü çerçevesinde teminat hususu irdelenmeden doğrudan işin esasına girilmesi de keza doğru olmamış, hükmün bu yönden dahi re’sen bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.