Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13342 E. 2014/9642 K. 26.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13342
KARAR NO : 2014/9642
KARAR TARİHİ : 26.05.2014

MAHKEMESİ : YOZGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2009/720-2013/202

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 tarih ve 2009/720-2013/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların, müvekkili tarafından para yatırılması durumunda istediği zaman tamamını geri alabileceğini ve yüksek faiz uygulaması olduğunu belirterek para tahsil ettiklerini, bu hususun TBMM, MASAK ve SPK tarafından hazırlanan raporlarla defalarca ortaya konduğunu, müvekkilinden bu garantiyle şirket temsilcileri tarafından belge ile tahsil edilen paranın müvekkilinin defalarca istemesine rağmen geri verilmediğini, bu nedenle sorumlu davalılar hakkında dava açmak zorunda kaldığını, davalıların bu paranın iadesinden sorumlu olduklarını, davalılarca Borçlar Kanunu, TTK ve SPK mevzuatının ihlal edildiğini ileri sürerek, müvekkilinden tahsil edilen 31.000 DM karşılığı 34.941,43 TL’nın en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketlerin ortaklarından olduğunu, TTK’nın 405/2 maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının şirkete sermaye olarak verdikleri parayı geri isteyemeyeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Y. Yozgat İhtiyaç Mad. Paz. Tic. A.Ş’de, nominal değeri 0.05 TL’ den 308 hissesinin olduğu, şirket pay defterinin 60001 sırasında kayıtlı olduğu ve davacının şekil şartları itibariyle şirket ortaklık sıfatını kazandığı ancak davacıya verilen pay senetlerinin Y.Holding A.Ş. ortaklığını içerdiği halde davacının talebi olmadan Y. Y.. İhtiyaç Mad. Paz. Tic. A.Ş’ye ortak yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle davacıdan tahsil edilen 31.000 DM karşılığının davacıya iadesi gerektiği, böylece davalı şirketlerin 8.930,44 TL bedel kadar sebepsiz zenginleştikleri, dosya ve davalı şirketin hazirun cetveli, pay dağıtım cetveli, genel kurul tutanakları bilirkişiler tarafından incelenmiş ve bilirkişilerin davacıya hissesini devreden şirketin devir tarihinde devre konu paylara sahip olduğunu tespit ettikleri, SPK raporlarında ikincil kayıtlardan bahsedildiği ancak şahıs bazında ve somut olarak herhangi bir tespitin yapılmadığı, herhangi bir isme yer verilmediği, bu nedenle davacının davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu ve TTK hükümlerine göre payını şirketten talep edemeyeceği, bir an davacının davalı şirkete usulünce hissedar yapılmadığı ve ortaklığının geçerli olmadığı düşünülse bile bu kez eylemin haksız fiil niteliğinde olup haksız fiil sorumluluğunun düşünülebileceği ancak davacının hisse devir ve kabul sözleşmesine göre davalı şirkete 22/03/2000 tarihinde hissedar olduğu, haksız fiil tarihinin de bu tarih olacağı ve davalılar vekilinin de cevap dilekçesinde süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, davalılar hakkında dolandırıcılık veya başka bir eylem teşkil edebilecek olan haksız fiil sorumluluğundan dolayı yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı da dikkate alındığında davacının fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiği, her ne kadar şirket yönetim kurulu başkanı olan D.. U.. davalı olarak göstermiş ise de, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği, davalı şirket ve yönetim kurulu başkanı hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılmış bir yargılama, soruşturma ve ceza mahkumiyeti de bulunmadığından davalı D.. U..’a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı D.. U..’a yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı şirketlere yönelik davanın kısmen kabulü ile, 8.930,44 TL’nın 22/03/2000 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece davacının ortaklığının usulünce gerçekleşmediği ve davacıdan alınan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiğine hükmedildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 336. maddesi uyarınca davalı D.. U..’ın hakkındaki davanın reddi doğru değildir. Zira, 6762 sayılı TTK’nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK’nın 321/son maddesinde temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fillerden anaonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığından davalı D.. U..’ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak MK’nın 50. maddesi gerekse de TTK’nın 321/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılması bozmayı gerektirmiştir.
3- Diğer taraftan, davacı Alman Markı olarak ödemede bulunduğuna ve davada da bunun dava tarihindeki karşılığını istediğine göre dava tarihindeki kurdan hesaplama yapılarak bu tutara hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafından paranın ödendiği 22.03.2000 tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek karar verilmesi de hatalı olup kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 575,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.