YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13397
KARAR NO : 2014/4050
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2013
NUMARASI : 2013/1-2013/38
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/02/2013 tarih ve 2013/1-2013/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında satın aldığı buğday emtiasının davalı M/V Toulon gemisi ile taşındığını, asıl davasında taşınan buğday emtiasının 198.860 kilosunun, birleşen davasında taşınan buğdayın 187.490 kiloluk kısmının eksik çıktığını, her iki taşımadan dolayı alacaklı olduğunu ileri sürerek asıl davasında 78.549.700 USD’nin, birleşen davasında 73.208.85 USD’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, buna göre uyuşmazlığın çözümünde Londra’da hakem heyetinin görevli olduğunu, uyumazlığın çözümüne İngiliz Hukuku’nun uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 02.04.2012 tarih, 2010/14368 Esas, 2012/5148 Karar sayılı onama-bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; her ne kadar birleşen dosyadaki davalı vekilinin tahkim itirazı 20/03/2009 tarihli 3 nolu ara kararı ile tahkim itirazının süresinde olmadığı gibi tahkim şartının sadece genel avaryaya ilişkin bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiş ise de, Dairemizin yukarıda belirtilen ilamında da kabul edildiği gibi davalı vekilinin tahkim itirazının süresinde olduğu ve asıl davadaki uyuşmazlığında aynı nitelikteki ve peşpeşe yapılan konşimento ve taşıma sözleşmelerinden kaynaklandığı halde, Yargıtay tarafından o dosyadaki tahkim itirazının kabulüne ilişkin kararın kabul edilmiş olması dikkate alındığında, 20/03/2009 tarihli redde ilişkin ara kararın dosyadaki delillere aykırı olup yanlış değerlendirmeye dayandığı, dolayısıyla olayda taraflar arasında geçerli bir şekilde kurulmuş bulunan tahkim sözleşmesinin kabulü gerektiği gerekçesiyle; asıl dava ile ilgili, 06/11/2009 tarihli karar kesinleşmiş bulunduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına; birleşen 2007/149 esas sayılı dosya yönünden ise; tahkim itirazının reddine dair 20/03/2009 tarihli 3 nolu ara kararının kaldırılmasına ve davalı vekilinin tahkim itirazının kabulü ile davanın 4686 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin birleşen 2007/149 Esas sayılı dava dosyasında, tahkim itirazının süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeksizin, tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Oysa dava dosyasının tetkikinden, cevap dilekçesinin süresinde verilmediği ve ikinci cevap dilekçesinde tahkim itirazında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Tahkim itirazı, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK uyarınca ilk itirazlardan değildir. Ancak, cevap süresi içerisinde ileri sürülmeyen tahkim itirazının daha sonra ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmelidir. Esasa cevap süresi içerisinde tahkim itirazının ileri sürülmemiş olması ve davacı vekilinin tahkim itirazına derhal karşı koymuş olduğu gözetilmeksizin, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.