YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13515
KARAR NO : 2014/3611
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.05.2013 tarih ve 2012/196-2013/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde 10 yıllık zamanaşımına uğramak üzere olan 5.309 TL parasının olduğunu ve davalı bankaya müracaatta bulunması gerektiğini öğrendiğini, davacının annesine vekaletname verdiğini, belgeleri Yurtiçi Kargo … Şubesi’nden 12/04/2011 tarihinden davalı banka merkez şubesine gönderdiğini ve böylece zamanaşımının kesildiğini, ayrıca davalı bankanın mevduat hesapları sahiplerine bilgilendirme gönderilmesi gerekirken gönderilmediğini, davalı bankanın paranın kendisinden istendiği tarihten itibaren temerrüde düştüğünü iddia ederek 5.039,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankanın uyması gereken ilan ve bildirim prosedürüne uyduğunu, davacının isim ve adresinin kayıtlarda olmaması nedeniyle ilan yolu ile bildirim yapılmış olduğunu, ilanı takip eden mayıs’ın 15’ine kadar hesapların hak sahibi veya mirasçısı olduğunu belgeleyenlerce başvuruda bulunmadığından hesabın zamanaşımına uğrayıp …’nin Merkez bankasındaki hesaplarına devredildiğini, ilgili hesabın davacıya ait olduğuna ilişkin hesap açılış belgeleri de bulunmadığından davacının hesabın gerçek hak sahibi olduğunun kanıtlanamadığını, dava konusu hesapla ilgili olarak hak sahibi olduğunu kanıtlayan kişilerce 15/05/2011 tarihine kadar davalı bankaya yapılan bir başvuru olmadığından hesabın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, internet sitesinden yapılan ilan tarihine göre davacının alacağının 16.05.2011 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, davacının hesabının zaman aşımına uğramaması için davalı bankaya vekalet verdiği dava dışı annesi aracılığı ile kargo ile 15.04.2011 tarihinde belgelerini gönderdiği böylece zaman aşımının kesilmiş olduğu, davalı bankanın, davacıyı yönetmeliğin 8/2 maddesi gereği iadeli taahütlü mektupla hesabının başvuruda bulunmadığı taktirde zaman aşımına uğrayacağı veya fona devredileceği hususunda uyardığına ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya ibraz etmediği, hesap sahibinin, kimliğini ispatlamakla mevduat ve katılım fonu talep etmeye yetkili olduğu, davalı banka tarafından davacının kimliği tespit edildikten sonra mevduatın davacıya ödenmesi gerektiği, davalı bankanın hesap cüzdanı, dekont, belge ibraz edilerek hak sahibi olduğunun ispatlanması gerektiği savunmalarının yerinde olmadığı, davalı bankanın 12.04.2011 tarihi itibari ile temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. …/…
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankanın davacıyı, Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda olduğuna, bildirimin bu usul doğrultusunda yapılmamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf bulunan davalı aleyhine başvurma harcı ile karar ve ilam harcına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davalı taraf yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesine ve davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerine ilişkin olarak oluşturulan 3 numaralı bentte geçen “78,85 TL harç ile” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yine aynı bentte geçen “toplam 502 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “toplam 139,34 TL” ibaresinin eklenmesine, ayrıca bendin sonuna “davacı tarafça ödenen toplam 362,66 TL harcın isteği halinde kendisine iadesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.