YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13527
KARAR NO : 2014/2751
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2013
NUMARASI : 2012/341-2013/31
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 tarih ve 2012/341-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Bursa-Setbaşı Şubesi’nde hesabı bulunduğunu, kendisine çek defteri verilmesine rağmen hiç kullanmadığını, 07.08.1998 tarihinde yerleşmek üzere tüm ailesiyle Londra’ya gittiğini, kayın biraderinin kendisi adına nüfus cüzdanı çıkarttığını, davalının Ankara-Yenimahalle Şubesi’nden Bursa Setbaşı Şubesi kayıtları temel alınarak çek karnesi verildiğini, piyasayı dolandırdığını, davalının gerek adres araştırması gerekse çek karnesi verilmesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bir çok ceza davasına maruz kaldığını, kırmızı bültenle arandığını, Londra’dan kesin dönüş yapmak zorunda kaldığını, vekili vasıtasıyla ceza davalarını takip ettiğini, maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek, 7.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zarara neden olan kişiye karşı açılması gerektiğini, istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, tazminat istemlerinin dayanaklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, miktara ilişkin herhangi bir bozma olmadığından davacının davasının kısmen kabulü ile 5.161 TL maddi tazminat ile takdiren 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Mahkemece, davacının yurda döndükten sonra zararı öğrendiğinden bahisle davalının zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiş ise de, dosya içeriğinde bulunan davacı tarafından davalı bankaya yöneltilen 31.03.2000 tarihli mektupta, davacının dava dışı kayınbiraderinin yaptığı usulsüzlükleri bildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu mektup içeriği değerlendirilmeden, davalının zamanaşımı def’inin karara bağlanması doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.