Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13528 E. 2014/4731 K. 12.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13528
KARAR NO : 2014/4731
KARAR TARİHİ : 12.03.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 48. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/06/2013
NUMARASI : 2011/262-2013/122

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2013 tarih ve 2011/262-2013/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, A..A..’ın keşide ettiği, davacıya ciro yoluyla intikal eden, TEB A.Ş’nin Ordu Şubesi’ne ait 13.800,00 TL bedelli çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığının ortaya çıktığını, yapılan takibe keşideci olarak görünen A.. A.. tarafından itiraz edildiğini, itirazında “hamallık yaparak geçindiğini kimlik bilgileri kullanılarak çeklerin piyasaya sürüldüğünü ve imzanın kendisine ait olmadığını” bildirdiğini, açılan davada Ali Ayyıldız’ın çek keşidecisi olmadığının imzanın ve bu çekin sahte belgelere dayalı olarak hazırlandığının ortaya çıktığını ve takibin iptal edildiğini, davalı bankanın gerekli araştırmayı yapmadan, sahte belgelere rağmen çek hesabı açtığını, davalının kusurlu eylemi nedeni ile davacının uğradığı çek bedeli kadar zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 13.800,00 TL ile yapılan masraflar sebebiyle uğranılan 450,00 TL zararın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen zararda davalının kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankaların çek hesabı açmak amacıyla kendilerine başvuranların yasaklılık ve engel durumunun bulunup bulunmadığını bankalara yapılan duyurular çerçevesinde kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştırması, ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni göstermesi gerektiği, bankaya sunulan belgelerin geçerliliğinin banka tarafından araştırılmadığı, araştırma yapıldığı takdirde kişinin okuma yazması olmayan hamallık yapan bir şahıs olduğunun tespit edilebileceği, kendi ihmal ve kusuru ile karşılıksız çek keşidesini kolaylaştıran ve buna imkan veren bankanın hamile karşı sorumlu olduğu, davacının söz konusu çeki ciro yoluyla almasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, toplam 14.250,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacının hamili olduğu çekin davalı muhatap bankanın çek hesabı açarken gerekli araştırmayı yapmaması ve bu hesaptan keşide edilen çekin karşılıksız çıkması ve tahsil edilememesi nedeniyle, çek hamilinin zarara uğradığı ileri sürülerek, çek bedelinin tahsili istenmiş, yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hamiline yazılı dava konusu çekin ödeme için ibrazında karşılığının olmadığı belirtilmiş, keşideci ve ciranta aleyhine başlatılan takipte ciranta adına tebliğe çıkartılan ödeme emri iade edilmiş, keşidecinin ise kimlik bilgileri kullanılarak çekin piyasaya sürüldüğü, çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki itirazı üzerine A..A..’ın kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle sahte belgelere dayalı açılan çek hesabına istinaden düzenlenen çekteki imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılmasıyla da takibin iptaline karar verilmiştir. Çek hesabı açan muhatap bankanın, hesap sahibinin kimlik bilgileri, yerleşim yeri, ticari itibarı ve ekonomik durumu konusunda yeterli araştırmayı yapmaması sebebiyle bu ihmali nitelikteki davranışından dolayı kusurlu bulunduğu kabul edilse de davacının da ilk defa ticari ilişkide bulunduğu bir firma hakkında gerekli araştırmayı yapmayarak, bir başka deyişle çeki aldığı kişi ve veya kişilerin, yani çek keşidecisinin ve cirantanın gerçek varlığını, adresini, işini, araştırmaması nedeniyle basiretli davranmadığı görülmektedir. Bu suretle zararın gerçekleşmesinde davacının davalı ile birlikte kusurlu bulunduğu nazara alınmaksızın ve davacının müterafik kusuruna ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.