Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13532 E. 2014/3303 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13532
KARAR NO : 2014/3303
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2013 tarih ve 2011/123 – 2013/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı – birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18/02/2009 tarihli … Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, 7.493,00 TL harcama yaptığını, ancak davalının edimlerini ihtarlara rağmen yerine getirmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshini ve 7.493,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, sözleşmenin baştan beri uygulanamaz olduğunu, müvekkilinin hataya düştüğünü savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada 18/02/2009 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek bu sözleşme uyarınca davalıya verilen 30.000,00 USD bedelli çeklerin ve sözleşmenin bedelsiz olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı yanın hata olarak gösterdiği olgulara sipariş adedi ve süresi olduğu, bu hususların ise sözleşmenin tali unsurları arasında yer aldığı, bunun temel hata olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafın karşılıksız kalan sözleşme uyarınca yapmış olduğu masraf tutarının 6.313,00 TL olduğu, sözleşmede giriş ücreti olarak belirlenmiş ücretten sözleşmenin ayakta kaldığı 20 aylık dönem dışında birleşen dava davacısının sorumlu bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 6.313,00 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, anılan meblağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına,birleşen dava yönünden davacının davalıya 10.000,00 USD ödemesi gerekeceği, kalan 20.000,00 USD için davacı talebinin haklı sayılabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karşı davanın 30.000 USD tutarındaki çek için menfi tespit istemine ilişkin bulunmasına ve mahkemece verilen hükmün de 20.000 USD için menfi tespit isteminin kabul edildiği şeklinde anlaşılacağının tabi bulunmasına göre, esas davada davalı – birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, esas davada davalı – birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 197,18 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.