YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13540
KARAR NO : 2014/15074
KARAR TARİHİ : 02.10.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 49. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2012/20-2013/96
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2013 tarih ve 2012/20-2013/96 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/09/2014 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Av. M.. C.. ile Av. N. B., davalı vekili Av. İ. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 27.09.2007 tarihli kredi sözleşmesinin imzalandığını, (2.000.000) TL tutarlı sözleşme limitinin 30.10.2008 tarihinde (45.000.000) TL’ye yükseltildiğini, 06.11.2008 tarihinde davalının Bahreyn Şubesi ile (23.100.000) USD bedelli bir sözleşme daha imzalandığını, kredinin 10 yıl vadeli olduğunu, yıllık %12,75 faiz oranının kararlaştırıldığını, dava dışı G. Bankası A.Ş’nin (30.000.000) USD tutarlı 8 yıl vadeli krediye yıllık %6,35 oran teklif ettiğini, davalı Bankanın Bahreyn Şubesi ile imzalanan sözleşmede erken kapatma hakkının bulunduğunu, 19.08.2010 tarihinde davalıya erken ödeme talebinin iletildiğini, davalı Bankanın sözleşmenin 22. maddesi gereğince 15.09.2010 tarihi itibariyle kapatma maliyetinin (4.884.610) USD olduğunu bildirdiğini, Bankanın daha sonra bu ücreti (3.000.000) USD’ye indirdiğini, kredinin (3.000.000) USD ödenmek suretiyle 24.01.2011 tarihinde kapatıldığını, erken ödeme ücreti talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, (3.000.000) USD erken ödeme ücretinin davalıdan tahsilini, bu talep kabul edilmez ise fahiş olan kısmın geri ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 21.01.2011 tarihinde davalı bankaya başvurarak, 24.01.2011 tarihi itibariyle (3.000.000) USD erken kapatma masrafını ödeyip kredi borcunu kapattığı, davalının esasen erken kapatma bedeli olarak (321.750) USD talep edebilecekken (3.000.000) USD gibi yüksek bir bedel talep ettiği, asıl sözleşmenin 22/12. maddesiyle müşterinin erken kapatma talebinin kabulünün münhasıran bankanın inisiyatifine bırakıldığı, bununla da yetinilmeyip müşterinin bakiye anapara borcu, akdi faiz, fon ve gider vergisi ile birlikte bankanın tek taraflı olarak belirleyeceği erken kapatma ücretinin de ödenmesi koşulunun getirildiği, bu hükmün mahkemece denetlenmesi gerektiği, aksi halde somut olaydaki gibi akdin devamında menfaati olan tarafın, tek taraflı olarak belirlediği fahiş erken ödeme bedeli ile diğer tarafa tanınan hakkın sağlayacağı avantajı peşinen bertaraf edebileceği, somut uyuşmazlıkta davacıdan alınan 21.01.2011 tarihli yazı konusunda BK’nın 21. maddesinde belirtilen gabin olgusunun objektif ve subjektif şartlarının gerçekleştiği, davacı tarafın ödediği (3.000.000) USD’den, ödemesi gereken (321.750) USD mahsup edildiğinde, kalan (2.678.250) USD’yi davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne (2.678.250) USD alacağın 10.02.2011 tarihinden itibaren Devlet bankalarının USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle davalı tarafından tahsil edilen erken kapama ücretinin haksız olduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 27.09.2007 tarihli asıl genel kredi sözleşmesinin 22/8-9-12, 53, 55. ve 06.11.2008 tarihli ikinci kredi sözleşmesinin 6/b-c maddelerinde, müşterinin krediyi erken kapama talebinin kabul edilip edilmeyeceğinin Bankanın takdirinde olduğu, erken kapama ücretinin de Banka tarafından belirleneceği belirtilmişse de, sözleşmelerde erken kapama halinde alınacak komisyon ücretinin oranı kararlaştırılmamış, diğer bir deyişle bu konuda da davalı Bankaya tek taraflı belirleme yetkisi tanınmıştır.
Bu türden uyuşmazlıklarda Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, mahkemece diğer bankaların davaya konu kredi sözleşmesi ile aynı nitelikte bulunan kredi borçlarının, borçlular tarafından vadesinden önce kapatılması halinde uyguladıkları erken kapama ücreti/komisyonu ile faiz kaybı ve masrafların araştırılması suretiyle makul bir oranın tespit edilmesi ve sonucuna göre davalı bankanın uyguladığı erken kapama komisyonu oranının fahiş olup olmadığı hususunun tespiti gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD’nin 23.01.2013 tarih ve 2012/846 E.-2013/1420 K., 04.02.2013 tarih ve 2012/1308 E.-2013/1832 E., 14.03.2013 tarih ve 2013/1571 E.-4983 K., 14.05.2013 tarih ve 2012/18068 E.-2013/9849 K., 03.06.2013 tarih ve 2013/2139 E.-11543 K., 11.11.2013 tarih ve 2013/5150 E.-20088 K., 26.11.2013 tarih ve 2013/4084 E.-21439 K., 06.01.2014 tarih ve 2013/10503 E.-2014/70 K., 10.03.2014 tarih ve 2013/16410 E.-2014/4505 K., 20.03.2014 tarih ve 2012/14632 E.-2014/5456 K., 28.03.2014 tarih ve 2013/17044 E.-2014/6077 K., 21.05.2014 tarih ve 2014/2442 E.-9448 K., 27.05.2014 tarih ve 2013/2735 E.-2014/9826 K., 18.06.2014 tarih ve 2014/8242 E.-11768 K.)
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise bu konu üzerinde hiç durulmadan, davalı Bankanın geri aldığı fonu yeniden plase etmesi için gereken süre ve kapama tarihinde diğer bankaların uyguladığı kredi faiz oranlarına göre davalının kazanç kaybı oranı verilerinden yararlanılarak bir sonuca varılmaya çalışılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki bir kredi borcunun, aynı koşullarla erken kapatılması halinde uyguladıkları faiz oranlarının sorulması ve ardından da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılıp bu oranlara göre makul oranın tespit edilmesi suretiyle, davalı Banka’nın uyguladığı erken kapama komisyonu oranının ve buna göre tahsil edilen erken kapama ücretinin fahiş olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kabul şekli bakımından da mahkemece döviz cinsinden alacağın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/a maddesi hükmünce temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, ancak hüküm kısmında Devlet bankalarının döviz cinsine uyguladığı mevduat türü (bir yıl vadeli) belirtilmemiştir.
Bu durum karşısında, Kurulan hükmün infaza elverişli bulunmaması nedeniyle kararın kabul şekli itibarıyle davacı yararına da bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.