Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13548 E. 2014/2770 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13548
KARAR NO : 2014/2770
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2012 tarih ve 2009/118-2012/647 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve dahili davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturan “…” markasını 1993 yılından, “…” markasını da otelcilik sektörüne atıldığı 1998 yılından itibaren kullanarak tanınmış hale getirdiğini, üzerlerinde gerçek hak sahibi olan müvekkilinin her iki markayı ihdas ve istimal ettiğini, davalının ise anılan markaları kötüniyetle adına tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2003/22693, 2003/25294, 2003/19538, 2003/25295 sayılı markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. 2003/22693 sayılı markanın devrinden sonra HUMK’nın 186′ ıncı maddesi bu marka için hükümsüzlük talebini devralana karşı ileri sürmüştür. Davacı vekili 04.11.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de 2003/22693, 2003/25294, 2003/19538, 2003/25295 numaralı “…”, “… Şekil”, “…”, “… Şekil” ibareli markaların müvekkiline devrini, aksi halde anılan markaların hükümsüzlüğünü istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacıya 2003-2006 yılları arasında dava konusu markalarla tonlarca zeytin, zeytinyağı, sabun vb. sattığını, bu ticari ilişki kapsamında davacının tescilden haberinin bulunduğunu, 5 yıl gibi uzun süre sonra açılan bu davanın MK 2’inci maddesi uyarınca iyiniyet taşımadığını, bu süre zarfında sessiz kalan davacının markaya bağlı tüm haklarını yitirdiğini, davacının kendi iştigal alanında da bulunmayan markaları kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı vekili, müvekkilinin babası olan…’in kendi soyadı da olan “…” markasını 1978 yılından beri ticaret alanında kullandığını, 1986 yılında da toptan gıda üretim ve pazarlama işine giren müvekkilinin babasının gıda alanında markayı maruf hale getirdiğini, müvekkilinin de işletmeyi devralmasından sonra markayı kullanmaya devam ettiğini, markanın tescili için başvurulunca davalı şirket adına tescilli olduğunun görüldüğünü, görüşmeler sonucu davalı şirketten markanın devralındığını, müvekkili adına tescilli olan sınıflarda davacının bir faaliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. …/…
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticaret unvanını da oluşturan “…” markasının davacıya ait olduğu, davalı şirketle bir ilgisinin tespit edilemediği, 2003/22693 sayılı markayı devralan davalının işletme adı dışında ürün ve hizmet markası olarak kullandığı yönünde bir delil sunamadığı, davalı şirketin davacıya ait olduğunu bilerek markaları adına tescil ettirdiği, davalı …’in de “…” markasını muvazaalı olarak devraldığı, davacının davalı yanın tescil ettirdiği dört markanın tüm kapsamı hakkında üstün hak sahibi olduğu ve 556 sayılı KHK gereğince bu markaların hükümsüzlüğünü isteyebileceği, ıslah dilekçesi ile terditli olarak markaların şirkete devri de talep edilmiş ise de marka tescil masraflarının güncellenmiş bedelinin belirlenmiş ve davalılara ödenmiş olmaması nedeniyle devir talebinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2003/22693, 2003/25294, 2003/19538, 2003/25295 başvuru numaralı “…”,”… ŞEKİL”,”…”,”… ŞEKİL” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve dahili davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dahili davalı …’in “…” ibaresini daha önceki tarihlerde gıda ve ihtiyaç maddeleri toptan perakende ticareti hizmeti için işletme adı olarak kullanmasının hükümsüz kılınan 2003/22693 sayılı markanın kapsadığı 29, 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetler bakımından mümeyyiz davalıya öncelik hakkı vermeyecek olmasına göre, davacı ve dahili davalı … vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve dahili davalı … vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ile dahili davalı …’den ayrı ayrı alınmasına, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.