Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13569 E. 2014/2297 K. 11.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13569
KARAR NO : 2014/2297
KARAR TARİHİ : 11.02.2014

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2013
NUMARASI : 2012/338-2013/173

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2013 tarih ve 2012/338-2013/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin temsil yetkisine sahip müdür ortağı olduğunu, şirketin 30/03/2012 tarihli ortaklar kurulu toplantısında, kendisinin şirket müdürü olarak kusursuz bir yönetim ve denetim sergilemiş olması ve 2011 yılı hesaplarının usulüne uygun olmasına rağmen ortaklar tarafından ibra edilmediğini ancak ortaklar kurulu toplantısından itibaren 3 ay geçmiş olmasına rağmen hakkında sorumluluk davası açılması yönünde bir karar da olmadığını ileri sürerek, mülga TTK. 380 maddesi uyarınca hükmen ibrasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin 30/03/2012 tarihli olağan ortaklar kurulu toplantısının yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğini, 2011 yılı faaliyet raporu bilanço kar ve zarar hesabının ortaklar tarafından oy çokluğuyla onaylandığını fakat davacı şirket müdürünün bilançonun gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle ibra edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ibra edilmediği ortaklar kurulu toplantısının 30/03/2012 tarihinde yapıldığı, davanın ise 29/06/2012 tarihinde açıldığı, Dairemizin 04/10/2004 tarih, 2004/24 Esas, 2004/9213 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmen ibra davası açılabilmesi için sorumluluk davasının açılabileceği makul uzunca bir sürenin geçmesi gerektiği, davanın üç ay dolmadan zamansız olarak açıldığı dolayısıyla bu aşamada dinlenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu toplantısında ibra edilmeyen müdür davacının, hükmen ibrası istemine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de ibra edilmemeye ilişkin ortaklar kurulu kararından itibaren 3 ay dolmasına bir gün kala bu davanın açıldığı ve temyiz aşamasında dahi halen bir sorumluluk davası açıldığı savunmasında bulunulmadığı nazara alındığında; işbu davanın makul süre içinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.