Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13591 E. 2014/3311 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13591
KARAR NO : 2014/3311
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2013 tarih ve 2012/309-2013/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan “Maaş Ödeme Protokolü” kapsamında davalı tarafından müvekkili idareye 3 yıllık süre için toplan 770.000 TL promosyon bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak protokolün imzalanmasından sonra naklen atama ile başka illerden müvekkili idareye ve bağlı sağlık kuruluşlarına atanarak göreve başlayan personeller olduğunu, bu personellerin başladıkları tarih itibariyle davalı banka tarafından ödemesi yapılan promosyonlardan yararlanamadıklarını, bankanın vermiş olduğu promosyon bedelinin sözleşmenin imzalandığı tarihte müvekkili kurumda bulunan personel sayısı dikkate alınarak teklif edildiğini, imzalanan protokolde açıktan atama ile gelen personelle ilgili olarak herhangi bir hüküm bulunmadığını, imzalanma tarihinden sonra banka lehine değişen şartların müvekkili idare için külfet niteliği taşıdığını ileri sürerek sözleşmenin değişen şartlara göre uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan protokolde kurum personeline kurum tarafından ödenecek olan maaş, ücret ve avansların banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin hususların düzenlendiği, karşılığında banka tarafından kuruma 3 yıllık süre için toplamda 770.000 TL promosyon ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve bu doğrultuda 770.000 TL promosyon ücretinin aktarıldığı, davacının, protokolün gereği, belirtilen promosyon dışında bankadan başkaca hiçbir ad altında nakdi veya ayni herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği, Borçlar Hukuku’nda esas olanın ahde vefa ilkesi olduğu ve buna göre sözleşmeye yapıldığı şekliyle uymak gerektiği, sözleşmede uyarlamaya ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, ahde vefa ilkesinin diğer bir yönü gereği tarafların sözleşmeyi yaparken tüm ihtimalleri değerlendirmeleri ve ortaya çıkacak sürprizlere karşı kendilerini koruyan tedbirler almaları gerektiği aksi takdirde tedbirsizliğin sonuçlarına katlanmak zorunda oldukları, zira
sözleşmenin gelecek üzerine bir bağlanma olduğu ve bu anlamda geleceği görmeyi gerektirdiği, kurumun personel sayısının değişmesinin öngörülebilir bir durum olduğu, protokol düzenlenirken öngörülebilir olan değişebilecek personel sayısı dikkate alınarak personel sayısına göre sözleşme yapılması mümkün iken toplam miktar üzerinden sözleşme yapıldığı, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan durumun önemli sebep olarak nitelendirilebilmesi için ya öngörülemez ya da olağanüstü şekilde gerçekleşmesinin gerektiği ancak bu durumların söz konusu olmadığı ve değişen şartların sözleşmeye etkisi konusunda uyarlamayı gerektirecek genel kriterler gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.