YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13850
KARAR NO : 2014/3087
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2010 tarih ve 2010/50-2010/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/51362 sayılı ve “…” ibareli marka başvurusunun davalı adına tescilli 2007/63539 sayılı ve “B …” unsurlu markasına ayırt edilemeyecek derecede benzediği gerekçesiyle …. sınıfta yer alan ürünler yönünden reddedildiğini, oysa müvekkilinin bu markayı 2005 yılından beri kullandığını, eski tarihli “…”, “… …” ve “…” ibareli tanınmış markalarının da olduğunu, davalının markasını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, tarafların aynı ilde faaliyet göstermesi nedeniyle davalının müvekkili markalarından hebardar olmamasının da mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının önceki markalarının gıda ürünleri yönünden tescilli olduğunu, başvurusunun ise farklı sınıfta yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenen markanın 03. sınıfta yer alan bazı mallar, davacı markasının ise daha ziyade gıda ürünlerine ilişkin olduğu, ancak davacının 2006/65584 sayılı markasının kapsamında 35.07 alt gruptaki perakendecilik hizmetlerinin de yer aldığı, perakendecilik hizmetleri kapsamında 03. sınıfta yer alan malların da satışa sunulması mümkün olduğundan, KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin olacağı, her iki tarafın da …’da faaliyette bulunması nedeniyle bu ihtimalin daha da artacağı, davalının ayrıca davacı tarafından oluşturulan fantezi ibareyi haklı bir sebep olmadan farklı bir mal grubunda tescil ettirmesi nedeniyle de tescilin kötüniyetli kabul edileceği gerekçesiyle, … aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karar gerekçesindeki 03. sınıfta yer alan malların 35/07. sınıf perakendecilik hizmeti kapsamında satışa sunulması mümkün olduğundan iltibas tehlikesine yol açılacağına ilişkin mahkeme görüşü, davacının 03. sınıf malların perakende ticareti yaptığı hususunda delil bulunmaması nedeniyle isabetli olmamakla birlikte somut uyuşmazlıkta kötüniyetli tescil olgusunun gerçekleşmiş bulunmasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, mümeyyiz davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 20.02.014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.