YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14040
KARAR NO : 2013/22301
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ : 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2012 gün ve 2006/111-2012/108 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/06/2013 gün ve 2012/14884-2013/12561 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin önceden davalı şirketin yayınladığı ders kitaplarının yazarı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin bazı kitaplar yönünden süresinin dolduğunu, bir kısmı için de ihtarnameler keşide edildiğini ve cayma hakkını kullandığını, buna bağlı olarak sözleşmelerin yasal sürelerin de dolduğunu, hal böyle iken davalı şirketin, müvekkilinin adını ve kitaplarını kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin ve FSEK hükümlerine muhalefetin tespitini, zarar ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla zarar oluşturan kitap ve baskı malzemelerini el konarak imhasını talep ve dava etmiş,birleşen davada davacı vekili, davalının FSEK’e muhalefet ederek müvekkilini zarara uğratıcı davranışlarda bulunduğunu, süresi bittiği ve iptal edildiği bilinen sözleşmeye rağmen eser baskı ve yayına devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı kalmak üzere 10.000 TL zararın reeskont faizi ile karar altına alınmasını ve dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiş, 21.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 67. 770 TL’nin dava tarihinden reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinin soyut bir şekilde düzenlendiğini, taraflar arasında bir protokol yapıldığını ve bazı kitap ve dergilerin basım yayın ve dağıtım hakkının davacıya, bir kısım kitapların da müvekkiline bütün hak ve vecibeleri ile iki tarafa borç yükleyen sözleşme ile paylaştırıldığını, davacının cayma hakkını kullanarak sözleşmeyi feshedemeyeceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 17.06.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.