Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14094 E. 2014/3792 K. 28.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14094
KARAR NO : 2014/3792
KARAR TARİHİ : 28.02.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2010/115-2013/102

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 tarih ve 2010/115-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Hanımeli Sokağı” isimli dizide 39 bölüm oynamak için davalıyla sözlü olarak anlaştığını, dizinin birinci ve ikinci bölümünde müvekkilinin yer aldığını ve rolünü hakkıyla yerine getirdiğini, ikinci bölümden sonra davalının anlaşılmaz bir tutumla müvekkilinin işine son verdiğini, müvekkilinin rol aldığı birinci bölümün, ilgili dizinin resmi internet sitesi niteliğinde olan www.hanimelisokagi.com adresinde Nisan ayından bu yana müvekkilinden izin alınmaksızın yayınlandığını, bu durumun müvekkilinin mali haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzün durdurulmasını, şimdilik FSEK 68. maddesi uyarınca 3.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya iki bölüm rol verildiğini ve buna ilişkin ödemenin kendisine yapıldığını, oyuncunun telif haklarının müvekkiline devredildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “H. S.” adlı dizinin ilk iki bölümünde oyunculuk yaptığı, dolayısıyla davacının icracı sanatçı sıfatı ile hak sahibi olduğu, icracı sanatçıların haklarının yazılı sözleşme ile devredileceği, davalının söz konusu dizi filmin internet üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK’nin 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının icracı sanatçı olarak rol aldığı televizyon dizisinin izinsiz biçimde internette yayınlandığı iddiası ile FSEK’nin 68. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece icracı sanatçının haklarının yazılı sözleşme ile devredilebileceği, söz konusu dizi filmin internetten yayınlanması için davalının, davacıdan yazılı izin almadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5846 sayılı FSEK’nin 1/B-(k) ve 80/1.maddeleri uyarınca, icracı sanatçı; eser sahibinin izniyle bir eseri özgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden kişidir. Yine, aynı Kanun’un 80/2. maddesine göre de, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur. Taraflar arasında icranın tespitine ve sözkonusu “Hanımeli Sokağı” adlı TV dizisine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde ifa ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında temsil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, 5846 sayılı FSEK’nin 80/2. maddesi uyarınca dizi filmin bölümlerinin ilk tespitini yapan davalının gerçekleştirdiği bu tespitler üzerinde müstakil olarak film yapımcısı hakkı doğmuş bulunmaktadır. Aksi kararlaştırılmadığı sürece, davalı film yapımcısı gerçekleştirilen film tespitleri üzerindeki mali haklarını bağımsız olarak kullanabilme yetkisine sahiptir. Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, “Hanımeli Sokağı” adlı TV dizisinin çekimi yapılan bölümlerine ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir. Bu nedenle, davacının söz konusu TV dizisinin internette gösteriminden dolayı ayrıca oyunculuk ücreti talep etmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.