YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14193
KARAR NO : 2013/22763
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2010 tarih ve 2009/269-2010/498 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi temlik alan vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan vekili Av…dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankanın İnegöl Şubesi ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandığı krediden doğan edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine 30.07.1998 tarihli kat ihtarnamesi keşide edilerek, bu ihtarın davalıya 05.08.1998 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak buna rağmen davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkili banka alacağının 19.06.2008 tarihi itibariyle toplam 107.196,50 TL’ye ulaştığını ileri sürerek, bu miktarın 19.06.2008 tarihinden itibaren ana para alacağı üzerinden işleyecek % 131,25 temerrüt faizi, faizin BSMV’si ve sair masraf ve fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın esas yönünden de haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacağın dayandığı 03.03.1987 tarihli kredi sözleşmesi ile bunun eki olarak en son 12.02.1997 tarihinde davalıya kredi kullandırıldığı, bu tarih ile dava tarihi arasında 11 yıl 4 ay 8 gün geçtiği, banka kredi sözleşmesine dayalı alacak davalarında zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, davacının davasını dayandırdığı 30.07.1998 tarihli, 952 yevmiye sayılı hesap kat ihtarının bulunmadığı, 03.03.1987 tarihli kredi sözleşmesindeki alacağın zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mülga Borçlar Kanunu’nun 128. maddesinde, müruru zamanın alacağın muaccel olduğu zamandan başlayacağı, alacağın muacceliyetinin bir ihbar vukuuna tabi olması halinde müruru zamanın bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan edeceği belirtilmiştir. Bu madde uyarınca zamanaşımı alacağın muaccel olduğu zamandan itibaren başlayacak olması nedeniyle öncelikle muacceliyet tarihinin belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davaya konu borç ile ilgili olarak davadan önce 30.07.1998 tarihinde gönderilen noter ihtarnamesi ile ihtarname tarihindeki borç miktarının 3 gün içinde ödenmesi istenmiş olup, bu ihtarname davalıya 05.08.1998 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava dilekçesinde dayanılan bu ihtarnamenin numarasının 6952 yerine sehven 952 olarak belirtilmiş olması söz konusu ihtarnamenin varlık ve geçerliliği ile delil olma değerini ortadan kaldırmayacağından mahkemenin, ihtarname yönünden yaptığı değerlendirme yerinde değildir. Bu durumda, davadan önce davalıya tebliğ edilen 30.07.1998 tarihli ihtarname ile ihtarnameye konu borcun kat edilmiş olmasına göre söz konusu borç bu tarihte muaccel hale gelmiş olup, dava tarihi olan 20.06.2008 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından mahkemece davalının zamanaşımı definin reddine karar verilerek, uyuşmazlığın esasına girilmesi ve davaya konu borcun davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan menfi tespit davasına konu kredi borçları kapsamında olup olmadığının da incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp temlik alan Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ye verilmesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.