YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14224
KARAR NO : 2014/3338
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 tarih ve 2009/201-2012/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır …’da lokantacılık faaliyetinde bulunduğunu, 2006/38985 sayılı “…” markasının da müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının “…” ibaresini tescilli markaymış gibi kullanmasının müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile önlenmesini, haksız rekabetin menini, kararın ilanını, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait lokantanın ismini eniştesi olan …’ın babası meşhur şiş, köfte ve piyaz ustası…’tan aldığını, müvekkilinin de mesleği davacının babası gibi …’tan öğrendiğini, işyerine de rıza ile ustasının ismini verdiğini, davacının çektiği ihtardan sonra dükkanın isminin “…” olarak değiştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının …’de tescilli “…1965” markasının bulunduğunu, dosyaya sunulan fotoğraflar, gazete çıktıları, vergi kayıtları ile kartvizitlerden davalının işyerindeki kullanımının “… şeklinde olduğunun anlaşıldığını, davacı yanca markanın bir bütün olarak kullanıldığını, “…” ibaresinin yapılan işi gösteren sektörel kelime olduğu, “…” isminin de ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu şekilde kullanılmasının davacının markasına tecavüz teşkil etmediği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.