YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14232
KARAR NO : 2014/17134
KARAR TARİHİ : 07.11.2014
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ :ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2009/678-2013/292 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi…tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yurt dışında mukim … isimli şirketin akreditif ile kumaş siparişi verdiğini, söz konusu ürünün Türkiye’den yurt dışına davalı tarafından karayolu ile taşındığını, gerek taşıma senedinde gerekse konşimento talimatında ödeme şeklinin akreditifli olduğu ve banka teyidi olmadan teslimat yapılmaması belirtilmesine rağmen davalının, emtiayı doğrudan ithalatçısına teslim ettiğini, müvekkilinin satılan mal bedelinin bir kısmını tahsil edemediğini, davalının talimatlara aykırı davranışı nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 70.577,28 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıdığı emtiayı … Gümrüğü’ne teslim ettiğini, ithalatçı firma ile müvekkilinin bir irtibatının olmadığını, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı … isimli şirkete ihraç ettiği ürünlerin Türkiye’den …’a davalı tarafından taşındığı, davacı ile anılan şirket arasındaki satım akdinin bir akreditif işlemine dayalı olduğu, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsil edilebilmesi için istenen belgeler arasında taşınan malın ithalatçısına teslim edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı, bu durumda taşımaya konu malın doğrudan alıcısına teslim edilmesinin ve teslimi gösterir belgenin akreditif lehtarı davacı tarafından kendi bankası aracılığıyla amir bankaya gönderilmesinin gerektiği, akreditif bedelinin bu şekilde tahsil edilebileceği, diğer bir deyişle söz konusu teslim belgesi bankaya ibraz edilmeden akreditif bedelinin tahsil edilemeyeceği, akreditif mektubunda malın alıcısı olarak Pantoviç Doo Şirketi gösterilmesine rağmen CMR senedinde amir bankanın alıcı olarak yazıldığı, CMR senedindeki bu kaydın akreditif mektubu ile çeliştiği, oysa akreditif şartlarının tarafların mutabakatı olmadan değiştirilemeyeceği, somut olayda da böyle bir mutabakat olmadığından akreditif mektubundaki teslim şartının aksine bir işlem yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumda davalı taşıyıcının taşınan emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gösterilen şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği, ayrıca akreditif sözleşmesi şartları arasında CMR taşıma senedinin bankanın onayı ile alıcıya teslim edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi amir bankanın da bu yönde bir ödememe gerekçesi bulunmadığı, dolayısıyla onay alınmaksızın malların teslimi halinde dahi amir bankanın sorumluluğunun devam ettiği ve davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesi davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası karayolu taşıma sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira taraflar arasında taşıma sözleşmesi düzenlendiği, taşımaya konu emtianın, akreditifli olarak satıldığı, CMR hamule senedi üzerinde alıcı olarak Sırbistan’daki akreditif bankasının gösterildiği, yine senet üzerinde akreditif numarasının yazılı bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen konişmento talimatında da banka teyidi olmadan teslimat yapılmamasının belirtildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalı taşıyıcının, gerek CMR hamule senedinde gerekse de konişmento talimatında, akreditifli olarak satıldığı belirtilmesine rağmen taşınan emtianın doğrudan ihracaatçısına teslim edilmesinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir Her ne kadar mahkemece, akreditif bedelinin tahsili için istenen belgeler arasında taşınan malın ihracatçısına teslim edildiğini gösterir belgenin de sayıldığı ve bu nedenle taşımaya konu malın doğrudan ihracatçısına tesliminin gerektiği, davalı taşıyıcının taşıdığı emtiayı akreditif mektubunda alıcı olarak gözüken ihracaatçı şirkete teslim etmesinin akreditif şartlarına aykırılık teşkil etmediği hususları davanın reddine gerekçe olarak gösterilmiş ise de davalı taşıyıcı akreditif ilişkisinin tarafı olmayıp davalı taşıyıcıya düşen yükümlülük, öncelikle taşıma sözleşmesinin gereklerini yerine getirmek ve akidi gönderenin talimatlarına uymaktır. Öte yandan, akreditif mektubunda, akreditif bedelinin tahsili için istenen belgeler arasında malın alıcısına teslim edildiğini gösterir belge sayılmış ise de bu belgenin, teslimine ilişkin bir süre veya öncelik öngörülmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, taşıma sözleşmesine aykırı davranan davalı taşıyıcının bu eyleminden doğan zararlardan sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.