YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14354
KARAR NO : 2014/3095
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ : BEYKOZ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2011/564-2013/766
Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2013 tarih ve 2011/564-2013/766 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kargo hizmeti verdiğini, fatura karşılığı 11.247,77 TL alacağı bulunduğunu, başlatılan icra takibi üzerine davalının borcun 8.292,26 TL’lik kısmını kabul ettiğini ancak bakiye 2.955,51 TL yönünden borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıya verdiği muhtelif kargo hizmetleri neticesinde davalıdan fatura karşılığı 11.247,77 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi yönündeki talep ise reddedilmiştir. Ancak, davalı taraf delil olarak kendisine ait ticari defterlere dayanmıştır. Mahkemece, davacı tarafın ibraz etiği defterlere dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, 6100 sayılı HMK’nın 222/3. maddesi hükmü uyarınca “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” Bu nedenle davalının süresinde ve usulüne uygun olarak verdiği cevap ve delil dilekçesi itibariyle dayandığı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmaksızın, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.