YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14406
KARAR NO : 2014/3784
KARAR TARİHİ : 28.02.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2013
NUMARASI : 2011/622-2013/620
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/06/2013 tarih ve 2011/622-2013/620 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.11.2010 tarihinde davalı şirkete ait uçakla Amerika’dan Türkiye’ye geldiğini, İstanbul’a indiğinde bagajının gelmediğini görüp kayıp bagaj beyanında bulunduğunu, yetkililerin bir sonraki uçakla müvekkilinin bagajının geleceğini ve adresine teslim edileceğini söylediklerini, 15.11.2010 tarihinde kurye vasıtasıyla müvekkilinin adresinde bagajının müvekkiline teslim edildiğini, ancak bagajda bulunan elektronik eşyalar ile bir adet bayan çantasının bagajdan çıkmadığını, durumu davalı şirkete iletmesi üzerine kendisine ancak 203 TL ödenebileceğinin bildirildiğini, ancak müvekkilinin zararının bu miktardan daha fazla olduğunu ve davalının bu zarardan sorumlu bulunduğunu, ayrıca yurtdışına gittiğinde yakınlarına hediye getireceğini söyleyen müvekkilinin, bagajın kaybolması nedeniyle aldığı hediyeleri veremediğini, bundan dolayı müvekkilinin üzüntü yaşadığını ileri sürerek, 2.568 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın 13.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın Varşova/Lahey Konvansiyonu hükümlerince çözümlenmesinin gerektiğini, buna göre müvekkilinin sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, ayrıca kaybolduğu iddia edilen elektronik eşyaların bagajda taşınmasının yasak olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Amerika’dan İstanbul’a davalı şirkete ait uçakla uçtuğu, bagajının gelmediğini anlayınca kayıp bagaj beyanında bulunduğu, daha sonra bagajının kendisine teslim edildiği, ancak teslim edilen valizlerden bir kısım eşyaların çıkmadığı, bu eşyalar nedeniyle davacının 1.329,73 USD zararının doğduğu, davalının önce bagajı kaybetmesi, ardından bulunan ve davacıya teslim edilen bagajın içindeki bir kısım eşyaların bulunmaması gözetildiğinde Varşova Konvansiyonu’nda düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkesinden davalının yararlanamayacağı, diğer bir deyişle davalının, davacının gerçek zararından sorumlu bulunduğu, ayrıca bagaj kaybı nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri akraba ve tanıdıklarına veremediği, bu nedenle üzüntü yaşadığı ve BK’nın 49. maddesinde öngörülen şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.138,34 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın 13.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, şahsiyet hakları hukuka aykırı bir biçimde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat isteyebilir. Her sözleşmeye aykırılık hali tek başına manevi tazminatı gerektirmeyip ayrıca bu aykırılığın aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırı da teşkil etmesi gerekir. Somut olayda, davacının bagajında bulunan bir kısım eşyanın kaybolduğu sabit olup davacının bu nedenle uğradığı maddi zarar hüküm altına alınmıştır. Ancak, sadece bagajdaki bir kısım eşyanın kaybı nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği söylenemeyeceğinden davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kısmen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 28.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.