YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14434
KARAR NO : 2013/22325
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 24/03/2011 tarih ve 2008/15-2011/97 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 06/12/2013 günü hazır bulunan davalı … Nak. A.Ş. vekili Av. …, davalı Alko Dış Tic. ve Den. A.Ş. vekili Av. Murat Kaya ve davacı vekili Av. … Yoğurtcuoğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Milli Savunma Bakanlığı Dış Tedarik Dairesi Başkanlığı Yabancı Askeri Alım Satım Şube Müdürlüğü’ne ait olan iki adet AN/MPN 14 K Rapcan radar sisteminin, müvekkilince Portland/Amerika’dan Türkiye’ye taşınması sırasında oluşabilecek risklere karşı sigortalandığını, malın davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğu altında “ARON” isimli gemiyle iki adet konişmento tahtında taşındığını, taşıma esnasında radar sistemlerinde hasar oluştuğunu ileri sürerek, Çiğli Askeri Havaalanı için tahsis edilen radar sistemlerinde oluşan 115.144 USD ile Kayseri/Erkilet Havaalanı için tahsis edilen radar sistemlerinde oluşan 613.720 USD tutarındaki hasar bedelinin kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan aynen tahsiline, bunun mümkün olmaması halinde BK’nun 83/son maddesi gereğince fiili ödeme günündeki TL karşılığının faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacının zamanaşımı tarihi olan 21.02.2002 tarihinden önce sigortalısına ödeme yaptığını kanıtlamasının gerektiğini, sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminat miktarının boşaltma sırasında konteynerin harici görünümüne bakılarak belirlendiğini, buna karşılık konteyner içinde yükün gerçekten zarara uğrayıp uğramadığının belli olmadığını, bu nedenle davacının ödemiş olduğu tazminatın “ex-gratia” hükmünde olduğunu, iddia edilen zararın kötü hava şartları sebebiyle meydana gelip, TTK’nın 1063/1-1 hükmü gereğince bu sebeple meydana gelen zarardan sorumluluklarının bulunmadığını, davacının tazminat hakkını kazandığı kabul edilse dahi bu talebin muhatabının, taşıyan sıfatını haiz olan diğer davalı olacağını, davalılar arasında bulunan çarterpartinin 8.klozuna göre yüke ilişkin tüm işlemlerin davalı taşıyan tarafından icra edileceğinin kararlaştırıldığını, bundan doğacak sorumluluğun diğer davalıya ait bulunduğunu, yine çarterpartinin 56.klozunda yüke gelen zararlardan dolayı doğan tazminat taleplerinin “1984 tarihli Interclub” anlaşmasına göre çözümleneceğinin belirtildiğini, söz konusu genel nitelikteki anlaşmanın 2. maddesine göre zararın yükün yanlış istiflenmesinden yada elden geçirilmesinden kaynaklanması durumunda zararın tamamına taşıyanın katlanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Alko Dış Ticaret ve Denizcilik A.Ş. vekili, iddia edilen hasar ve zararın varlığı bir an için kabul edilmiş olsa dahi, bu hasardan müvekkilinin değil taşımayı fiilen yapan “performing carrier” durumundaki donatanın sorumlu olacağını, TTK’nın 1061. maddesi gereği tedbirli bir taşıyan için aranan dikkat ve ihtimamın gösterildiğini, olayda şayet bir kusur var ise bu kusurun, TTK.md. 1062/2 ve 1924 Brüksel Konvansiyonu (Lahey Kuralları) 4/2. maddesindeki gemi adamlarının geminin teknik sevk ve idaresindeki kusuruna ilişkin olup, taşıyanın kendi kusuru olmadıkça sorumlu tutulamayacağını, TTK’nın 1063.1.b ve Konvansiyonun 4. mad. 2.f.c bendi gereğince de müvekkilinin sorumlu olamayacağını, TTK’nın 1065 ve 1066’da, Lahey Kuralları’nın 3/b maddesinde yer alan muayene ve ihbarın da zamanında ve gereği gibi yapılmadığını, sorumluluğun ancak sınırlı sorumluluk olabileceğini, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ARON isimli gemiyle ABD’den Türkiye’ye taşınan sigortalı emtianın gemiye usulüne uygun olarak yüklenmediği, hasarlanan emtia ile birlikte gemide bulunan diğer yüklerin konumlarının taşımaya uygun bulunmadığı, tel halatlarla yapılan lashingin, kağıt hamuru yükünün dokusuna verebileceği zarar dolayısıyla lashingin boşalabileceğinin dikkate alınmadığı ve buna ilişkin bir tedbirin de alındığına ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, konişmentolarda taşınan yükün cinsinin, ağırlığının ve niteliklerinin yazıldığı, aynı zamanda ihracat referans bilgilerinin de konişmentoya kayıt edildiği, akreditif ve fatura bilgilerinin taşıyana bildirildiği sonucuna varıldığı, ayrıca satıcı şirket ile sigorta ettiren arasında akdedilen sözleşmede, 1 ay önce taşıyıcı şirketlerin acentesi veya bürolarına müracaat ederek sevk edilecek malzemenin cinsinin, ambalaj ağırlığının ve hacminin bildirilmesinin şart koşulduğu, dolayısıyla taşıyıcının yükün değerini bildiğinin kabul edildiği ve bu durumda davalıların gerçek ve tam zarardan sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 728.864 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar, davalı Alko Dış Ticaret ve Denizcilik A.Ş. vekiline 01.06.2011 günü tebliğ edilmiş ve hüküm, 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 17.06.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, anılan davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Alko Dış Ticaret ve Denizcilik A.Ş. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı … Nak. A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 52.865,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı … Nak. A.Ş.’den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 14.660,70 TL harcın temyiz eden davalı Alko Dış Tic. ve Denizcilik A.Ş’ye iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.