Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14480 E. 2014/3218 K. 21.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14480
KARAR NO : 2014/3218
KARAR TARİHİ : 21.02.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2011/190-2012/241

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2012 tarih ve 2011/190-2012/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı karşı davalı O.. A.. vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterip ticaret unvanının 13.11.200’den beri tescilli olduğunu, O. ibaresinin müvekkili şirketin kurucusu Osman Yıldız’ın ad ve soyadı ile inşaat sektörünü gösteren inşaat ibaresinden esinlenilerek oluşturulduğunu, müvekkilinin 21.08.2009 tarihinde 2009/44818 kod numarası ile “O.. Ş.. şekil” ibareli 37/1-12.sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna davalı şirketlerin 1, 4, 6, 19 ve 25.sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2006/47711 sayılı “O.+ŞEKİL” ve 4 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2007/57316 sayılı “O. O. İÇ-DIŞ TİCARET+ŞEKİL” ibareli markalara dayanarak itiraz edildiğini itirazların Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bunun üzerine ikinci kez itirazda bulunduklarını, ikinci itirazları inceleyen YİDK’nın 2011/M-3251 sayılı kararlarıyla davalıların itirazlarını kısmen kabul ederek müvekkili başvurusunun 37/1.sınıftaki “inşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri” bakımından reddine karar verdiğini, kararın hukuka uygun bulunmadığını, markaların farklı olduğunu, davalı markalarının tanınmış olmadığını, davalıların iştigal mevzuu içerisinde inşaat hizmetlerinin bulunmadığını, sektörlerin farklı bulunduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve başvurunun 37/1.sınıf hizmetler bakımında da tesciline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı birleşen davanın davacısı O. Genel müdürlüğü vekili, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada davalının 2009/44818 sayılı marka tescil başvurusuna itirazlarının 37-2/12.sınıf hizmetler bakımından haksız olarak reddedildiğini ifade ederek YİDK’nın 2011/M-3251 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı O. A.Ş. vekili asıl davanın reddini, birleşen davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı TPE vekili asıl ve birleşen davaya cevabında kurum kararının usulüne uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet markalar ile başvuru konusu markanın asıl ve ayırt edici unsuru “O.” ibaresi olup diğer unsurların geri planda kaldığı, taraf markalarının bütün olarak karşılaştırılmasında işaretlerin aynı veya benzer, sesçil ve görsel etkiyi bıraktıkları, redde mesnet alınan markanın kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerle başvuru konusu işaretin kapsamında bulunan 37/1, 3, 7, 9, 11.sınıf hizmetlerin aynı türden oldukları, diğer 37/2,4, 5, 6, 8, 10, 12.sınıf hizmetlerin ise iltibas bakımından yapılan değerlendirme de ilk bakışta farklı türden oldukları, muterizlerin O. ibareli markasının tanınmışlık vasfı kazandığı, kullanıcıların markasal ve işletmesel bağ kurma olasılığının yüksek olduğu, başvurunun tescilinin muterizlere ait markaların tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği, muteriz markalarının ayırt edici gücünün zayıflayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 2011/M-3251 sayılı kararının O.’ın itirazlarının 37/2-12.sınıf hizmetler bakımından reddi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı O. Ltd. Şti. vekili ve davalı TPE vekili temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davanın davalısı O. Ltd. Şti. vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, birleşen davaya yönelik olarak da davalı O. Ltd. Şti. vekilinin ve birleşen davanın davalısı TPE vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece, benzer türden olmayan 37. sınıfın 2,4,5,8,10,12. alt grubundaki hizmetler bakımından da birleşen davanın davacısına ait 2006/47711 sayılı O.+şekil ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi kapsamında tanınmış olduğundan bahisle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinden bahisle yazılı şekilde TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Oysa, bu hususta mahkemenin görüşüne başvurduğu bilirkişi raporu birleşen davanın davacısının markasının tanınmışlığına ilişkin olarak hüküm tesisine yeterli bulunmamaktadır. Birleşen davanın davacısı adına tescilli 2006/47711 sayılı O.+şekil markasının; birleşen davanın davalısı O. Yıldız İnşaat Ltd. Şti’nin başvurusunun gerçekleştirildiği 21.08.2009 tarihi itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi
anlamında tanınmış marka olması gerekmektedir. 02.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise anılan hususlar bakımından Yargıtay denetimine elverişli, yeterli inceleme ve değerlendirme bulunmamaktadır.
Ayrıca, bilirkişi raporunda birleşen davanın davacısının markasının “O.” şemsiye markası altında bulunması nedeniyle de tanınmış marka kabul edilebileceği mütalaa edilmiş ise de, değerlendirmeye esas alınan 2006/47711 sayılı marka “O.+şekil” ibaresinden oluşup 556 Sayılı KHK hükümlerine göre koruma hakkı bahşeden bağımsız bir marka niteliğinde olduğundan, birleşen davanın davacısının O. şemsiye markasına sahip olması nedeniyle bu markanın da tanınmış sayılması gerektiğine ilişkin mütalaanın da kabulü mümkün değildir.
O halde, mahkemece dava konusu 2009/44818 sayılı markanın başvuru tarihi itibariyle birleşen davanın davacısına ait 2006/47711 sayılı O.+şekil markasının 556 Sayılı KHK’nın 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka vasfında olup olmadığı hususunda bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davanın davalısı O. Ltd. Şti. vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, birleşen davaya yönelik olarak davalı O. Ltd. Şti. vekilinin ve birleşen davanın davalısı TPE vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davanın davalısı O. Ltd. Şti. vekili ve birleşen davanın davalısı TPE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.