Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14577 E. 2014/6187 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14577
KARAR NO : 2014/6187
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2013
NUMARASI : 2012/258-2013/108

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2013 tarih ve 2012/258-2013/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerinin 1995 yılından beri “A..” adıyla otel işletmeciliği yaptığını, müvekkili H.. G..’ın 28.2.2006 tarihinde “A.. ibareli markasına ilişkin 39 ve 43. sınıf hizmetler yönünden tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun davalı firmanın itirazı nedeniyle reddedildiğini, müvekkillerinin kesintisiz kullanım nedeniyle marka üzerinde önceye dayalı üstün hakkının bulunduğunu, davalı firmanın 15.8.2006 tarihinde 41, 43, ve 44. sınıf hizmetler yönünden “HOTEL A..” ibareli 2006/39628 sayılı markayı, 5.2.2010 tarihinde ise 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıf hizmetler yönünden “A.. TERMAL MEGA KENT” ibareli 2010/7309 sayılı markayı adına tescil ettirdiğini, ileri sürerek müvekkilinin önceye dayalı kullanım hakkı nedeniyle 39 ve 43. sınıflar yönünden davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, bu istemlerin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerinde “A..” ibaresini kullanmasının davalının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yaratmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı H.. G..’ın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını müvekkilinin 1986 yılından beri yürüttüğü otel işletmeciliği faliyetlerinde “AKRAPOL” markasını kesintisiz şekilde kullandığını, bu nedenle “HOTEL A..ve “A.. TERMAL MEGA KENT” ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, davacının öncelik hakkının bulunmadığını, davacının markasını kullanımının tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağına ilişkin talebinin bu davada ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacıların “A..” ibareli markayı birlikte kullandıkları, bu kullanımdan dağacak hakların her iki davacıyı ilgilendireceği gözetildiğinde davacılar yönünden davada aktif husumet ehliyetinin
bulunduğu, “A.” ve “A..” ibarelerinin görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduğu, “.” ibaresinin ilk olarak 1986 yılından başlamayarak otel hizmetlerinde davalı şirket ve kurucu selefleri tarafından kullanıldığı, kullanımın kesintisiz biçimde dava tarihine kadar devam ettiği, bu nedenle marka üzerinde öncelikli hak sahipliğinin davalı tarafa ait bulunduğu, davacıların kullanımının geçici konaklama hizmetleri ile ilgili olduğu, 39. sınıftaki hizmetler yönünden önceye dayalı kullanıma ilişkin herhangi bir belge ve kanıt sunulmadığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığının tespitine dair talebin açılan bir davada savunma aracı olarak ileri sürülebileceği, 556 sayılı KHK’nın 74. maddesi uyarınca menfi tespit davasına konu edilemeyeceği, gereçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece; davacının, dava konusu markayı kullanımının, davalının tescilli markasına tecavüz oluşturmadığının tespitine yönelik istemi “bu tür bir talebin ancak kendisine karşı açılan hükümsüzlük davasında savunma olarak sürülebileceği gerekçesiyle” reddedilmiş ise de mahkeme kararında gerekçeye dayanak olarak gösterilen 2011/7104 esas 2012/14860 karar sayılı bozma ilamı karar düzeltme talebi üzerine “bu tür davaların hükümsüzlük davasıyla birlikte görülebileceği” gerekçesiyle, dairemizin 05.03.2013 tarih 2013/435-4108 sayılı ilamıyla kaldırılmış olup, 556 Sayılı KHK’nın 74/son maddesine uyarınca menfi tespit davasının markanın hükümsüzlüğü davasıyla birlikte açılabileceği öngörüldüğünden yazılı gerekçeyle bu konudaki istemin reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.