YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14669
KARAR NO : 2014/3802
KARAR TARİHİ : 28.02.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2013 tarih ve 2008/356-2013/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “…” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibas oluşturacağı, öncelik hakkının bulunduğu ve davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğu gerekçesi ile yaptıkları itirazlarının nihai olarak … tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “…” ibareli tanınmış markasının 1995 yılında İngiltere’de, 1996 yılından itibaren de … nezdinde tescilli olduğunu, davalı adına daha önce tescil olunan …” ibareli markaların hükümsüzlüğü hakkında açılan davanın … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/484 E. sayılı dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiğini ileri sürerek … kararlarının iptali ve davalı markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortağı aracılığıyla … ibaresini ilk olarak 1989 yılında kullanmaya başladığını, kullanımın önce şahıs işletmesi sonra şirket tarafından kesintisiz olarak devam ettirildiğini, anılan işaret üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu, davacının iddialarının haksız olduğunu, esasen eğil ve örtün anlamını taşıyan … ibaresinin tüm dünyada bilinen ve kullanılan bir slogan olduğunu, davacının tanınmış bir markası olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının … ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğu, davacının anılan ibareli markasının tanınmış marka olduğu ve 25. sınıf emtiayı da kapsadığı, davalının
25. sınıf malları içeren, …” ibareli marka tescil başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davalının davacıdan evvel bu işareti Türkiye’de 25. sınıf ürünler için kullandığı ve öncelikli korunması gereken bir hak elde ettiğine yönelik kanıt sunamadığı, nitekim davalının önceki tarihli 2003/2897 ve 2003/5688 sayılı marka tescillerinin de kötü niyet gözetilerek davacının öncelikli sınai haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle yargı kararıyla hükümsüz kılındığı, bu nedenle son başvurunun anılan önceki markaların serisi olduğundan da söz edilemeyeceği, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğu, 556 sayılı KHK’nın 35. maddesi uyarınca kötü niyet itirazlarını …’nin de gözetmek ve nazara almak zorunda olduğu, davalının sadece önceki tarihli marka tescillerinin bulunmasının kötü niyetini ortadan kaldırmayacağı, …’nin de bu hukuki durumu nazara alarak davacı itirazlarını kabul edip, davalı başvurularını reddetmesi gerekirken, itirazı kabul etmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile … kararlarının iptaline ve davaya konu davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.