YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14698
KARAR NO : 2014/5872
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
Taraflar arasında görülen davesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/242-2013/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve fer’i müdahil … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce,26.10.1999 tarihinde, bankaya el konulmazdan önce 5.700,00 TL mevduatını, %83 faiz ile 35 gün vadeli olarak yatırdığını, söz konusu hesaptan 453.657.534,00 TL para çekilerek hesabın son bakiyesinin 5.000,00 TL olduğunu ve vade sonu % 84 faiz oranı ile 05.01.2000 tarihinde dolduğunu, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın yönetimi tarafındarulan dava dışı dlı paravan banka hesabına aktarıldığını, müvekkiline bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın önetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, toplam 5.000,00 TL mevduat alacağının davalı bankadan hükmen tahsiline, alacağa, paranın bankaya yattığı 30.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2. maddesi son bendi gereğince belirlenen %84 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve … vekilleri,ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, aralarında hiçbir organik bağ bulunmadığını, davada zaman aşımı süresinin sona erdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini,
davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini, davalı banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın husumet yönünden, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemiştir.
…/…
-2-
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 5.000,00 TL’nin 30/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı İNG Bank tan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile feri müdahil … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 Sayılı Borçlar Kanununun 41, 55 ve 6762 n 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının en tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, banka ve … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davaŞ’nin … tarafından devir alındıktan sonra en sonevredildiği, bu durumdn eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile … vekili ile … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile davalı bankaya harç yükleyen hükmün 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı uaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına, davacı tarafından yatırılan 74,25 TL peşin harcın ve 21,15 TL başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılmasına, yine hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 3 numaralı bendinde yer alan peşin harç, başvurma harcı, vekalet suret harcından oluşan “ilk masraf 98,70 TL” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, aynı bentte yer alan “598,70 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “500,00 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıdan iadesine, 26/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.