Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14947 E. 2014/4260 K. 06.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14947
KARAR NO : 2014/4260
KARAR TARİHİ : 06.03.2014

MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2013
NUMARASI : 2013/105-2013/213

Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2013/105-2013/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan F.. I.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G.O. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dokuma tezgahları satın almak için döviz mevduatlarını çekmek üzere davalı banka şubesine gittiğinde, o günkü müdür davalı M.. E..’in davacıyı tekstil makinelerinin temininde yardımcı olmak istediğini söyleyip bu amaçla diğer davalı H.. P..’yla tanıştırdığını, H.. P.. ve tanıştırdığı A. S. ile birlikte fabrika sahasındaki yere gidilerek yeni dokuma tezgahlarının gezildiğini, davacının isteğine uygun olan tezgahlarında 3 hafta içinde temin edileceğinin söylendiğini, bunun üzerine davacının davalı bankada bulunan hesabından 75.000 DM ve 15.000 DM para çekerek davalı H. İ.tarafından bildirilen banka hesabına yatırıldığını, ayrıca 5000 DM’ninde elden Halil İbrahim’e teslim edildiğini ve makbuz alındığını, bu makbuzunda protokol düzenlendiğinden Halil İbrahim tarafından alınıp yırtıldığını, ancak makinelerin teslim edilmediğini, aslında paraların dava dışı A. yararına havale yapıldı süsü verildiğini, bu paraların davalı H. İ.’in eski çalışanı olan davalı F.. I.. hesabına yatırıldığını, bütün işlemleri davalı Muammer’in de bildiğini , dolandırıcılığa göz yumduğunu ve davacıyı uyarmadığını, davalı bankanın ise kendisini temsil yetkisini haiz şube müdürünün haksız eylemlerinden dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek 95.000 DM’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı F.. I.. vekili, müvekkilinin kendisi dışındaki kişiler arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı gibi olaylardan haberininde bulunmadığını, davada taraf sıfatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı H.. P.. vekili, müvekkilinin sadece makineleri satan şirket sahibi ile davacıyı tanıştırdığını, başkaca rolü bulunmadığını, sözleşmenin tarafının A. S. isimli şahıs olduğunu, A. S. ile davalı H.. P..’nın herhangi bir şekilde ortaklığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı M.. E.. vekili, davanında süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, bankanın davada taraf olmasının mümkün olmadığını, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 75.000 DM ve 15.000 DM’yi iki seferde davalılardan F.. I..’ın hesabına yatırdığı, karşılığında makinelerin davacıya teslim edilmediğinin çekişmesiz olduğu, bu durumda hesabına para yatırılan F.. I..’ın bu tutardan sorumlu olduğu, davalı F.. I..’ın yatırılan paraların davalılardan H.. P.. tarafından bankadan çektiğini kesin ve inandırıcı olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 49.343,13 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı F.. I..’tan tahsiline, fazlaya ilişkin ve diğer davalılarla ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan F.. I.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının davalı bankadaki hesabından diğer davalılardan banka müdürü Muammer ve arkadaşı davalı H. İ.’in verdikleri güvenin ve iknanın sonucu para çekilmesine, paranın alınması düşünülen tezgahın dava dışı satıcısına değil, davalılardan Feramuz’un hesabına, oradan da gerçekte bu hesabı kullanan H. İ.’e geçmesine sebep olan davalıların davacıyı zarara uğrattıkları iddiasına dayalı, ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, davacı iş bu davada davalıların kendisini dolandırdıklarını iddia ederek davalıların haksız fiiline dayanmıştır. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmak suretiyle paraların davalılardan F. I.’ın hesabına yatırıldığı, paranın bu hesaptan davalı H.. P.. tarafından çekildiğinin ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı F. I., bu hesabın döviz hesabı olup davalılardan H.. P..’nın yöneticisi olduğu P. Döviz Altın Ticareti A.Ş. ‘ye ait olduğunu, ayrıca bu hesaptan sadece kendisinin değil, farklı imzalarla ve imzasız dekontlarla H.. P.. ve oğlu M. P. tarafından para çekildiğini iddia etmiş, buna dair bazı dekont fotokopilerini dosyaya ibraz etmiş, yine davalı bankanın Denizli Sanayi Şubesinden davalı F. I.’a ait hesaba ilişkin gönderilen dekontlardan davalı dışında başka imzalarla da para çekildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı 30.04.2013 tarihli dilekçesinde bu hesabın aslında adı geçen şirkete ait olduğuna dair Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı’nca soruşturma yapıldığını bildirerek, bu soruşturmanın akıbetinin de araştırılması gerektiğini, kendisinin sadece şirketin çalışanı olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, bu iddialar üzerinde durulmamış, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığından bu hesapla ilgili soruşturma yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verilmiştir. Davalının iddia ettiği gibi şayet davacının para yatırdığı bu hesap dava dışı şirkete ait bir hesap ise, davacı davalıların haksız fiiline dayandığından, bu durumda şirketin yöneticisi olan davalı H.. P..’nın da sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, davaya konu paranın yattığı hesaptan farklı imzalarla da para çekildiği gözönüne alınarak, davalı F. I.’ın imzası dışında imza içeren dekontların davalı bankadan celbi ile bu imzaların davalı şirket temsilcilerine ait olup olmadığı, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığınca yürütülen soruşturma sonucu ve o dosyadaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle davalı F.. I.’a ait hesaba yatan paradan diğer davalı H.. P..’nın sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı F. I.vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı F. I. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ve mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.