Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14960 E. 2014/9774 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14960
KARAR NO : 2014/9774
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 40. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2011/188-2012/307

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2011/188-2012/307 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya makine kırılması poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait eskavatör’ün üzerine taş parçaları düşmesi sonucu hasarlanmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 8.000 TL’nin, ıslah dilekçesi ile toplam 57.879,00 TL’nin temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçede heyelan ve toprak çökmesi için teminat verilmediğinden dava konusu hasarın teminat dışında olduğunu, davacının talebinin fahiş olduğunu savunarak, ıslahla artırılan miktarın zamanaşımı ve davanın da esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından ıslah ile arttırılan kısmın zamanaşımı nedeni ile reddine karar vermek gerektiği, meydana gelen olayın iş makinelerinin çalışmaları sırasında kopan kayanın sigortalı makinenin üzerine düşerek hasar vermiş olduğu ve hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, makine kırılma poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekilince dava dilekçesinde dava konusu edilen tazminatın açıkça reeskont faizi ile birlikte tahsili talep edildiği halde mülga 1086 sayılı HUMK’nın 74. ve 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesine aykırı ve talepten fazla olacak şekilde mahkemece avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.Öte yandan, yargılama giderlerinden tarafların nasıl sorumlu tutulacakları mülga 1086 sayılı HUMK’nın 417/1.ve 6100 sayılı HMK’nın 326. madde hükümlerinde belirlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta yargılama sonunda sonuçta davacının kısmen haklı çıkmış olması karşısında mahkemece yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırılması gerekirken yasal dayanağı dahi gösterilmeyen gerekçeye dayalı olarak ıslah isteminden sonra masraf yapılmaması nedeniyle yapılan tüm masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesi de keza doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.