YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14970
KARAR NO : 2013/19550
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2011/396-2012/580 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TCMB vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 20.04.2004 tarihinde davalı bankadan … nolu kredi kartı aldığını, dönem dönem ödemelerinde aksamalar olduğunu ancak kendisine herhangi bir ihtar gönderilmediğini ve bildirim yapılmadığını, hiç bir şekilde temerüde düşmediğini, gecikmelide olsa borcunu ödediğini ancak davalı bankanın 2009 Haziran ayında T.C. M.. B..na bildirimde bulunduğunu, bu işlem nedeni ile başka bankadan kredi kullanamadığını ileri sürerek davalı bankanın Ulus Şubesinin M.. B.. nezdindeki bilgi işlem ortamında negatif kredi bildiriminin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının 18.06.2009 tarihinde kanuni takibe düştüğünü bu durumu Haziran 2009 tarihinde T.C M.. B..na bildirdiklerini, davacının 20.07.2009 tarihinde borcunu ödemesi nedeniyle yeni durumu da Temmuz 2009 da T.C M.. B..na ilettiklerini, kütükteki kaydın silinmesinin kendi tasarruflarında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalısı TCMB vekili, mevzuat çerçevesinde bankalar tarafından ferdi kredi ve kredi kartları alacaklarına ait özel şahıs borçlularının temel kimlik bilgileri ile borcunu ödeyemeyenlerin kendi bankalarına bildirildiğini, bu bilgilerin birleştirilerek aylık dönemler halinde bankalara aktarıldığını, bu bilgilerin bankalarca referans alındığını, müvekkili M.. B.. nezdindeki negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları kütüğünden tahsil bildirimi yapılmış kayıtlarda 3 takvim yılını, takip bildirimi yapılmış tahsil bildirimi olmayan kayıtlarda ise 5 takvim yılını doldurmuş olanların müvekkilince kütükten silindiğini, ancak kredi kartı veya kredi verilmesinde tüm inisiyatifin ilgili bankada olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının kredi kartı sahibi olarak kanuni takip aşamasına gelindiğinde kart borcunu ödediği, ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı T.C Merkez Bankas’nın 3 ve 5 takvim yılı sonrasında kütükteki negatif nitelikli kaydın silinebileceği gerekçesinin yasal bir dayanağının olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davalının taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davalı TCMB nezdinde bulunan negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları kütüğündeki, … Bankası Kredi Kartları Operasyon Merkezince verilen 4543-6002-5642-1101 nolu kredi kartına ilişkin davacıya ait kaydın silinmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TCMB vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TCMB nezdinde kurulan risk merkezinde mevcut negatif nitelikte kaydın silinmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davacının negatif kaydın silinmesine ilişkin talebininin, TCMB tarafından kaydın niteliğine göre 3 ve 5 yıllık takvim süreleri beklenilmeksizin silinebileceği, zira bu yönde zorlayıcı bir yasal düzenlemenin mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı TCMB bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, 1211 sayılı TCMB Kanunu 44. maddesi uyarınca davalı TCMB nezdinde bir risk merkezinin kurulması öngörülmüş olup maddenin son fıkrasında ” Risk Merkezince sağlanacak bilgilerin biçim ve içeriğine, derlenmesine, paylaşılmasına ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Bankacılık Düzenlema ve Denetleme Kurulunun uygun görüşü alınmak suretiyle Bankaca belirlenir” demek suretiyle TCMB’nin bu konuda düzenleme yapma hak ve görevi verilmiştir. 20.09.2007 tarih 26649 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bankalar ve Diğer Mali Kuruluşların Müşterilerinin Risk İşlemleri Hakkında Yönetmelik ve buna bağlı olarak hazırlanan Negatif Nitelikli Bireysel Kredilere İlişkin Genelge ” Ferdi kredi ve/veya kredi kartı veren tüm bankalar, TCMB genelgesi esasları dahilinde bildirimde bulunmakla yükümlüdürler. Diğer taraftan; tahsil bildirimi yapılmış kayıtlarda 3 takvim yılını, takip bildirimi yapılmış ancak tahsil bildirimi olmayan kayıtlarda ise 5 takvim yılını doldurmuş olan negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları bildirimleri kendi kayıtlarımızdan silinecek ve silinmeye ilişkin uygulama yukarıda belirtilen süre ayrımı esas alınmak suretiyle sürdürülecektir.” hükmüne haizdir.
O halde, davalı TCMB nezdinde oluşturulan Risk Merkezi’nin usulüne uygun kurulduğu, çalışma ve işleyiş usullerine ilişkin genelgenin iptali için idari yargıda açılmış bir dava mevcut olmadığına göre mahkemenin yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar vermesi doğru olmamış, davalı TCMB vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TCMB yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.