YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15146
KARAR NO : 2014/5367
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2011/340-2013/42
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2013 tarih ve 2011/340-2013/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının acentesi olduğu F.. isimli geminin, 25/08/2010 tarihinde Karadeniz Boğaz geçişi yaparak İzmit Limanı’na geldiğini, geminin bu seferle ilgili olarak tahakkuk eden fener ve tahlisiye hizmeti ücretlerinin geminin donatanı ve acentesi davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle tarife gereği tahakkuk eden 8.519,41 TL Fener Ücreti, 8.388,49 TL Tahlisiye Ücreti olmak üzere 16.907,90 TL asıl alacak ve icra takip tarihi itibariyle 9.874,10 TL ceza ve ek ücret olmak üzere toplam 26.782,11 TL borcu bulunduğunu, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, Fener ve Tahsiliye Ücretleri tarifesinin 14. maddesine göre ödenmeyen ücretlerden ilave ücret alındığını, 15. maddesine göre de fenerler ve tahlisiye borçlarını ödemeyen kaptan, donatan ve acentelerin müteselsilen sorumlu olduğunu, alacak fener ve tahlisiye ücretler tarifesine dayandığını tahakkuk ve faiz hesabı hukuka uygun ve alacak likit olduğunu, borca itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin borcunu davacının Türkiye Vakıfbank T.A.O Merkez Şubesinde bulunan hesabına ödediğini, borcunun olmadığını, borca, gecikme zammına ve faize itirazlarının devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan 26.782,11 TL alacaklı olduğu, borca itirazın kısmi olduğu, davalının ek ücrete ilişkin itirazının haksız olduğu, alacak miktarının likit olduğu, itiraz edenin itiraz dilekçesinde açıkça ana parayı ödemeye hazır oldukları beyanının borcu kabul beyanı olması karşısında itiraz olunmayan 16.907,90 TL’lik kısım yönünden takibin kesinleşmiş olduğu ve bu sebeple davacının bu miktar yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Beyoğlu 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/13259 esas sayılı takibe itirazının kısmi itiraz olduğunun tespiti ile davalının kısmi 9.874,21 TL ceza ve ek ücrete yönelik
itirazlarının iptaline, takibin kabulde olan kısımla birlikte 16.907,90 TL asıl alacak, 9.874,21 TL ceza ve ek ücret olmak üzere toplam 26.782,11 TL üzerinden asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren aylık %1,40 ek ücret uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan 9.874,21 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının takipte asıl alacağa yönelik itirazı olmadığından asıl alacağa yönelik itirazın iptali isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan, davacı vekilinin ise aşağıdaki (3) nolu bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafça husumet Belçika bayraklı F… Gemisi’nin donatanına izafeten ve kendisine asaleten acente .. Vapur Acenteliği ve Tic. A.Ş’ye yöneltilmiştir. Her ne kadar fener ve tahlisiye ücretlerinden donatan ve acentenin müteselsil sorumluluğu sözkonusu ise de; mahkemece hüküm kısmında hangi davalıdan olduğu belirtilmeksizin sadece “davalıdan” şeklinde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı taraf yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Öte yandan, davalı takibin tamamına itiraz etmiş ve icra memuru da takibin tamamen durması kararını vermiştir. Bunun üzerine davacı da takibin tamamı üzerinden, gerekli harçları da yatırmak suretiyle itirazın iptali davasını açmış ve kısmi ödeme de dava açıldıktan sonra vuku bulmuştur. Bu durumda; mahkemece, ödenen ve kararla hüküm altına alınan miktarın tamamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamış, bu yöne ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.