YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15230
KARAR NO : 2013/20112
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2013 tarih ve 2013/320-2013/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, dava dışı şirket ile imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca karşı tarafın müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmediğini ileri sürerek karşı taraf …’in borca yetecek kadar menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamı uyarınca müteselsil kefile müracaat için borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK’nın 586 maddesi gereğince ihtara rağmen ifada geciken borçlunun borcu ödemediğini veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunu, alacaklının ispat etmesi gerektiği, TBK 586. Maddesi gereğince usulüne uygun olarak aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefile başvurma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
Alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderilmiştir. İİK’nın 68/b. maddesinde “borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemesi getirilmiştir. Somut
uyuşmazlıkta kat ihtarı asıl borçlunun adresine gönderilmiş ve verilen sürede asıl borçlu borcu ödememiştir. 6098 sayılı TBK’nın “müteselsilen kefalet” karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK’nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK’nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya başvurunun sonuçsuz kalması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefile başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 24.06.2013 tarihinde asıl borçlu ve kefile tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 08.07.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK’nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile ihtara gerek bulunmadığı nazara alınıp, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.