Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15488 E. 2014/3983 K. 03.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15488
KARAR NO : 2014/3983
KARAR TARİHİ : 03.03.2014

Taraflar arasında görülen davadae verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/286 – 2013/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı e fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
…/…

-2-

Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabı olduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile paraların hesabına yatırdığını, ancak paranın hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, uhdesinde kaldığını, mudilerin banka personelinin hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek müvekkili için 5.400 TL’nin 20.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların ayrı hesap açıp ayrı havale işlemleri yaptırdıklarını, bu nedenle davanın davacılar açısından tefriki gerektiğini, davalı banka ile offshore bankasının farklı tüzel kişilikler olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını davacıların kendi iradesi ile off shore bankasını tercih etmiş olup sorumluluğun kendilerine ait olduğunu, talep edilen faiz miktarının fahiş olup yatırılan paranın vadesiz hesapta olduğu gözetilerek uygulanacak faiz oranının vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ise dava tarihi olması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı … vevekili, davalılar vekili, … Memurları, davalı … vekili ve davalı … ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, bir kısmına ise dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,arafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar …,…., …, …, …, … aleyhinde açılan davanın, HMK’nın 150/5 md. gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 2.530,00 TL’nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte külli halefiyet yolu ilile devren birleştirilen ve sonrasında olan unvanı . olarak değişen davalı tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. .
Kararı, davalı … vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve feri müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. …/…
-3-

2- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalıe karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ‘nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten tarafından devir alındıktan sonra en son devredildiği, bu durumda ı iken ye devredileneylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve feri müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahil vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı bankaya bakiye harç yükleyen 5 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına” bendinin hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ‘ye iadesine, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.