Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15500 E. 2014/4812 K. 12.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15500
KARAR NO : 2014/4812
KARAR TARİHİ : 12.03.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 08/05/2013 tarih ve 2012/297-2013/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı …Ş. vekili ile vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabının bulunduğunu, 1999 yılının son iki ayı içerisinde banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmeleri ile hesabın off shore bankasına yatırıldığını, bankaya güvenerek hareket eden müvekkilinin kasti ve hileli olarak yapılan akitle bağlı olmadığını, arasında organik bağ mevcut olup, . tarafından kurulan paravan bir şirket olduğunu, paranın hiç yurt dışına çıkmadığını banka tarafından yönetim kurulu başkanı ve hakim hissedarı olduğu şirketlere aktarıldığını ileri sürerek, müvekkili tarafından yatırılan 95000,00 TL’nin 20.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

…/…

-2-

Davalı vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Yasası ve TTK’nın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, 95.000,00.TL’nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalı .., …, …, …, … aleyhine açılan davanın, HMK’nun 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer’i müdahil n aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

…/…

-3-

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ”davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin konulması ile kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …ye iadesine, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.