Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15579 E. 2014/5071 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15579
KARAR NO : 2014/5071
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/287-2013/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilininbulunan mevduat hesabındaki paranın banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmesiyle off shore hesabına yatırıldığını, tarafından kurulmuş paravan bir şirket olduğunu, tüzel kişilik kisvesi altında vatandaşı aldatıp zarara uğrattıklarını, bu durumun ceza mahkemesi kararı ile de sabit olduğunu ileri sürerek 10.984 TL’nin 20.12.1999 tarihinden itibaren davalılardan reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davasında da aynı hususları ileri sürerek 16.177 USD’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalılar …, …, …, …, … aleyhinde açılan davanın HMK’nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhine açılan davaların geri alındığı gerekçesiyle esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat ettiği ve bu nedenle dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, asıl davada 10.984 TL off shore hesabı bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle daval yönünden davanın esastan reddine, birleşen dava yönünden ise tarafından gönderilen paraların aslında fiilen aktarılmadığı, hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Kanunu ve TTK’nın 321/5. maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 16.177 USD’nin hesabın açılış tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fer’i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon’a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur. Davalı bankanın da satış suretiyle devralmış olması nedeniyle, bu alacak yönünden, harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, birleşen davaya yönelik kurulan hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
…/…

-3-

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın birleşen davaya yönelik kurulan hüküm fıkrasının 3. maddesinin tamamının hükümden çıkartılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz eden fer’i müdahil harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.