YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15875
KARAR NO : 2014/9265
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2008/215-2013/27
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2013 tarih ve 2008/215-2013/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı H.. E.. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait araçta bulunan dava konusu çek ile diğer çek ve belgelerin 06.12.2007 tarihinde çalındığını, çalınan çeklerin iptali için dava açıldığını ve tedbiren tüm çekler hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, söz konusu çek iptali davasında yapılan yargılama sırasında davalı Ş.. Y..’ın dava konusu çeki bankaya ibraz ettiğinin anlaşılması üzerine mahkemece taraflarına davalı hakkında ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmesi için süre verildiğini ayrıca, diğer davalı H.. E.. ile yapılan görüşmede, dava konusu çeki önce ciro ederek diğer davalıya devrettiğini, diğer davalının ise ödeme yasağını fark etmesi neticesinde çek bedelini kendisine ödeyerek çeki geri aldığını, dava konusu çekin kendisinde olduğunu bildirdiğini, çek iptali davasına sunulmuş olan dava konusu çek fotokopisinde son hamilin davalı Şükrü olarak göründüğünü, buna karşın davalı H.. E..’ın çek yaprağının kendisinde bulunduğunu belirttiğini, ödeme yasağı konulmuş olan çeki kendisinden önceki cirantaları araştırmadan iktisap ve çeki aldığı şahsı da tanımadığını ve bu kişiye ulaşamadığını beyan eden davalı H.. E..’ın davaya konu çalıntı çeki ağır kusuruyla iktisap ettiğini ileri sürerek, dava konusu çekin davalılardan istirdadına ve meşru hamil müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.. E.., dava konusu çeki patates satışı yaptığı şahıslardan aldığını, herhangi bir kusuru ya da kötüniyeti bulunmadığı gibi, aksine mağduriyetinin söz konusu olduğunu, istirdadı talep edilen çekin ceza soruşturma dosyası içinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin meşru hamilinin davacı olduğu ve davacının hakimiyet alanında iken çalındığı, bu haliyle dava konusu çekin haksız fiil suretiyle elden çıkmış bir çek olduğu, çekte lehtar olarak görünen davacı şirketin ciro imzasının davacı şirketin yetkililerinin eli mahsulü olmadığının anlaşıldığı ve çekte ciro imzasının sahte olması nedeniyle ciro silsilesinin kopuk olduğu, sahtelik iddiası karşısında HUMK’nın 317. maddesi gereğince ve bilahare yargılama sırasında yürürlüğe giren HMK’nın 209/1 maddesi gereğince bu konuda bir karar verilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınamayacağı, sahteliğin varlığı kanıtlandığında, sahtelik iddiasının çekte iyi niyetli olsun olmasın bütün hak sahiplerine karşı ve sonuçta çeki elinde bulunduran hamile karşı da ileri sürülebileceği, ciro silsilesine göre son cirantanın davalılardan Ş.. Y.. olarak göründüğü anlaşılmakta ise de soruşturma evrakı içinde beyan ve tutanaklardan bu çekin tekrar davalı H.. E..’ın eline geçtiği ve savcılık soruşturması sırasında onun da elinde iken el konularak savcılık emanetine alındığı, bu hususun cevap dilekçesiyle de teyit edildiği, davacının meşru hamil sıfatıyla çekin istirdadına talep edebileceği, davalılardan Ş.. Y..’ın çek hamili olmadığı, çekin davalı H.. E..’ın elinde iken onun tarafından ibrazı üzerine çeke el konulduğu anlaşıldığından ve istirdat talebi çeki en son elinde bulundurana karşı açılabileceğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddine, dava konusu çekin davalı H.. E..’ın elinde iken çeke el konulduğu ve bu durumda çekin en son hamilinin bu davalı olduğu anlaşıldığından, davacının davalı H.. E..’a karşı açtığı davanın kabulü ile dava konusu çekin bu davalıdan alınarak davacıya iade ve teslimine karar verilmiştir.
Kararı, davalı H.. E.. temyiz etmiştir.
Dava, davacıdan çalınmış olduğu iddiasıyla iptali istenen çekin hamil ve ciranta olan davalılardan istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulü ile, dava konusu çekin davacıya iade ve teslimine karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı TTK’nın 730. maddesi delaletiyle uyuşmazlığa uygulanması gereken aynı Yasa’nın 598. maddesi hükümleri uyarınca çekin yetkili hamili olunabilmesi için hak sahipliğinin müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla ispat edilmesi gerekli ve yeterli olup, somut uyuşmazlıkta da görüldüğü üzere lehtar davacıya ait imzanın sahteliği ciro silsilesini koparmadığı gibi, mümeyyiz davalının yetkili hamil olmadığı sonucunu doğurmaz. Davacı, sadece bu çek nedeniyle kendisine başvurulması halinde sahtelik iddiasını ileri sürüp, kanıtladığı taktirde çekten sorumlu tutulamaz. Aynı Yasa’nın 704. maddesi uyarınca da davada mümeyyiz davalının çeki iktisapta ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu da kanıtlanamadığına göre, mahkemece anılan hususlar göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı H.. E..’ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı H.. E..’a iadesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.