Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15915 E. 2013/22700 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15915
KARAR NO : 2013/22700
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 gün ve 2009/743-2011/720 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/03/2013 gün ve 2012/5646-2013/5265 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Beylikdüzü şubesinin mudisi olup, muhatap bankadan çek hesabına bağlı olarak çek karnesi aldığını ve tüm çekleri zamanında ödeyerek ticari faaliyetini sürdürdüğünü, 31/07/2008 tarihinde müvekkilini arayan bir kişinin elinde bir kısım müvekkiline ait çeklerin olduğunu ve ödenip, ödenmeyeceğini sorması üzerine müvekkilinin bankaya sorduğunda müvekkiline ait 8821250 seri nolu çek yaprağını sahte olarak basan kişilerin çeki, davalı banka şubesine ibraz ettiklerini, banka tarafından keşidecinin imzasının tutmadığı şerhi konulduğunu, buna rağmen davalı bankaca aynı çekin arkasına karşılıksız kaşesi vurulması suretiyle sahte çekin hukuki geçerlilik kazandığını, bu şekilde çeki yazdıran son ciranta Ezel İnşaat. Ltd. Şti.’nin sahte çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin ticari olarak büyük zarar gördüğünü iddia ederek, 30.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bu olay nedeniyle bir zararının bulunmadığını, manevi tazminat talebi yönünden de koşulların oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu sahte çekin icra takibine konulması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının gerçekleştiği, var olan zararı ile haksız eylem arasında illiyet bağı bulunduğu ve bu hali ile BK. 41 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil nedeniyle tazminat isteminin tüm koşullarının gerçekleştiği,ancak davacı 30.000 TL maddi tazminat istemiş ise de dava dışı Atılım Çorapla ilgili sözleşmenin feshi iddiasından zarar gördüğü hususunu ispat edemediği, yine bu dava için vekiline ödediğini belirttiği vekalet ücretini de talep etmesine karşın vekalet ücretinin vekalet görevinin dava sonuçlanıncaya kadar devam ettiği ve dava sonuçlanınca akdedilmiş olacağı, maddi tazminat olarak haksız fiile dayalı istemlerde ise dava açıldığı tarihte gerçekleşmiş olan gerçek zararın istenebileceği, davacının ispat etmiş olduğu gerçek zararın daha önce açılan davada alınan teminat mektuplarına ilişkin masraflar, takip dosyasına ödenen yediemin ücretinden oluştuğu gerekçesiyle maddi
tazminat isteminin kısmen kabulü ile 560,28 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise davalının haksız fiili nedeniyle davacı hakkında icra takibinde bulunularak haciz uygulaması yapıldığı, bu durumun davacının ticari itibarını zedelediği gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizler ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.