YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15916
KARAR NO : 2014/16819
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ : RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2009/540-2013/424
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2013 tarih ve 2009/540-2013/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak davalıya dava dışı şirketin keşidecisi, müvekkilinin ise lehtarı olduğu 45.000,00 TL bedelli çek verildiğini, davalı tarafından anılan çekin davacı şirketten habersiz olarak lehtara verildiğini ve 26.000,00 TL’lik çek alındığını, 26.000,00 TL’lik çek bedelinin davalı tarafından tahsil edilerek müvekkilinin kredi borcundan mahsup edildiğini, kredi borcunun kapatıldığı halde müvekkiline aradaki 19.000,00 TL’lik farkın ödenmediğini ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketten kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak 45.000,00 TL’lik çek alındığını, ancak bir süre sonra bu çekin iptal edilerek davacıdan 26.000,00 TL’lik çek alındığını, bu çek bedelinin tahsil edilerek kredi borcundan mahsup edildiğini, davacıdan ayrıca 19.000,00 TL’lik çek alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya teminat olarak verilen 45.000,00 TL’lik çek nedeniyle keşideci veya cirantalara karşı yasal yollara başvurmadığı, dolayısı ile davacı zararının henüz gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından kullandırılan kredinin teminatı olarak davacı tarafından davalıya verilen çekin kredi borcunun kapatılmasına rağmen davacıya iade edilmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından davalı bankadan kredi kullanıldığı ve kredinin teminatı olarak davacının hamili bulunduğu 45.000 TL bedelli çekin davalıya verildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kredi borcunun kapatılmış olmasına rağmen 45.000 TL bedelli çekin davacıya iade edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Davalı taraf, teminat olarak verilen 45.000 TL bedelli çekin 06.09.2006 tarihinde davacıya iade edilerek kendisinden 26.000 TL bedelli başka bir çekin alındığını savunmuş, davacı ise 45.000 TL bedelli çekin davalı tarafından keşidecisine iade edilerek keşideciden 26.000 TL bedelli yeni bir çek alındığını, 45.000 TL bedelli çekin kendisine iade edilmediğini beyan etmiştir.
Davaya konu 45.000 TL bedelli çekin davacıya iade edildiğine ilişkin dosya içinde her hangi bir delil mevcut olmayıp, davalının teslim aldığı çeki tekrar davacıya iade ettiğini ispat etmesi gerekir. Aksi halde keşideciye iade edilen çek nedeniyle davacının zararından davalı banka sorumlu olur. Davalı tarafından davaya konu çekin bankada kaybolduğu iddia ve ispat edilemediğinden mahkemenin davanın reddine gerekçe yaptığı davacının önce keşideci veya cirantaya giderek tüm hukuki yolları tüketmesi gerektiği düşüncesine itibar edilemez.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu 45.000 TL bedelli çekin davacıya iade edildiğine ilişkin davalı savunmasını ispatlayan delillerin davalıdan sorularak, ibrazı sağlanmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının keşideci veya cirantalara gitmeden doğrudan davalı bankaya müracaat edemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.