Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15986 E. 2013/22703 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15986
KARAR NO : 2013/22703
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 gün ve 2011/153-2012/125 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.07.2013 gün ve 2012/14895-2013/14465 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Refectocil” marka ithal kozmetik ürünlerinin Türkiye’de tek ithalatçısı ve yetkili satıcısının olduğunu, davalının kendisini haksız yere Türkiye distribütörü olarak tanıtıp ürünü pazarladığını, bu yolla daha düşük bedelle sattığını ileri sürerek haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin adı geçen ürünün ithalatını yasal yollardan yaptığını, davacının tek satıcılık anlaşmasına dayanılarak rekabetin önlenmesini isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.07.2013 günlü ilamıyla, davalının ürününe ait ambalaj içerisinde sadece yabancı dilde kılavuz olup Türkçe kullanım kılavuzunun bulunmadığı, Türkçe etiketlerdeki bilgilerde de eksikliklerin olduğu, dolayısıyla da davalının rakibi olan davacı hakkında da cari olan Kozmetik Yönetmeliği’ne aykırı davrandığının sabit olduğu, bu durumda eylemin 6762 sayılı TTK’nın 57/10 maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun kabulü ile taleplerin buna göre değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.