Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1619 E. 2013/19131 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1619
KARAR NO : 2013/19131
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/11/2012 tarih ve 2012/126-2012/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirketin ortağı olduklarını, şirkete hususi murakıp tayin edilmesi, yönetim kurulu üyeleriyle murakıpları hakkında sorumluluk davası açılması, bilançolarda yer alan ve şirket sermayesinin tamamını karşılıksız bırakmış olan büyük miktarlardaki zararlar nedeniyle şirketin iflası’nın istenilmesi ile ilgili konuların müzakere edilerek karara bağlanması için yazılı önerge verildiğini, şirkete murakıp tayin edilmesi yönündeki önerilerinin oy çokluğu ile reddedildiğini, önergelerinin 2,3,4. maddelerinin ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiser Yönetmeliğinin 25. maddesi gerekçe gösterilmek sureti ile toplantı gündemine alınmadığını, şirketin mali durumu hakkında bilgi edinme ve sorgulama haklarının davacıların elinden alındığını ileri sürerek, davalı şirketin ertelenen ve 16/02/2012 tarihinde yapılan yıllık olağan genel kurul toplantısında kanun ve yönetmelik hükümleriyle bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olarak alınmış bulunan kararların öncelikle icrasının tedbiren durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini talep eve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların dava konusu yaptıkları kararlarla ilgili genel kurulda sadece red oyu kullandıklarını, muhalefet şerhi vermediklerini, genel kurul toplantısı esnasında gündeme yeni bir madde eklenmesinin mümkün olmadığını, genel kurulda hususi murakıp tayini hakkındaki talebin reddine dair kararla ilgili iptal davası açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacıların muhalefetlerini tutanağa geçirtmedikleri, böylece dava ön şartının gerçekleşmediği, TTK.nın 369. maddesi gereğince gündemde gösterilmeyen hususların genel kurulda müzakere olunamayacağı, toplantı sırasında verilen önerge ile gündeme madde eklenmesinin mümkün bulunmadığı, özel denetçi tayini hakkındaki talebin reddine dair kararın iptal edilmesi halinde alınan karar ortadan kalkacağından TTK. 348. maddesine göre mahkemeden özel denetçi talebinin mümkün olmayacağı, bu suretle özel denetçi tayini hakkındaki talebin reddine dair kararla ilgili iptal davası açılmasında da hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.