Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/16377 E. 2014/3137 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16377
KARAR NO : 2014/3137
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ : BAYBURT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2009/154-2013/48

Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2013 tarih ve 2009/154-2013/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Ş. İnş. Hay. Nak. Akry. Dış Tic. Ltd. Şti. adına 20/02/2004 tarih ve 15 sayılı kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını, diğer davalıların kefil olarak imza attıklarını, 17.759,94 kredi borcunun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiği, bu ihtara herhangi bir itiraz ve ödemenin olmadığını, Bayburt İcra Müdürlüğü’nün 2008/1134 sayılı dosyasından yapılan icra takibine ise davalılar tarafından itiraz edildiğini iddia ederek, 17.759,94 TL alacağın ihtar tarihi olan 01/07/2008 tarihinden itibaren sözleşmeye göre yıllık %32,50 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkil şirketin davacı banka şubesinden 2003 yılında ticari kredi hesabı açtırdığını, bu hesaptan kredi kullandığını, vadesi geldiğinde de borcun ödendiğini, 2007 yılı Mart ayından sonra da kredi kullanılmadığını, dava konusu borçtan bankanın araması sonucu müvekkilinin haberdar olduğunu, şirket yetkilisinin hesaplarını incelemesi sonucunda hesapların hareketli olduğunu gördüğünü, şirket adına çekilen 12.000 TL krediye ait 6.000 TL-6.000 TL olarak çekilen dekontlardaki imzanın birinin kendisine ait olduğunu, diğerinin ise kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine bankanın soruşturma açtığını, banka personeli İ. Ş.’in müşterilerin haberi olmaksızın hesaplarından para çektiği, kredi kullandırdığı, tekrar yatırdığının tespit edildiğini, bunun üzerine işine son verildiğini, İ. Ş.’in de bu 12.000 TL’lik krediyi kendisinin çektiğini, borcun kendisine ait olduğu hususunda banka müfettişlerine beyanda bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 23/05/2012 tarihli 2. bilirkişi raporuna göre, banka personeli İ. Ş.’in teftiş raporlarındaki imzalı ifadesi de dikkate alınarak, tüm işlemlerin banka personeli İbrahim Şahin tarafından yapıldığı göz önüne alındığında, davacı bankanın, davalılardan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı bankanın, kendi bünyesinde çalıştırdığı personelin işlemlerinden de sorumlu olması gerektiği nazara alınarak ve davacı bankanın çalıştırmış olduğu banka personeli İ. Ş.’den alacağını talep etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2- Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu alacak içinde yer alan 11/04/2007-12:26:55-F00082 işlem tarihli 6.000,00 TL bedelli dekonttaki imzaya davalının bir itirazı olmadığı gibi Adli Tıp Kurumu raporunda da imzanın davalı A.. Ş..’e ait olduğu saptanmıştır. Mahkemece banka personeli İbrahim Şahin’in müfettişe verdiği ifadesinden hareketle 6.000,00 TL’lik dekonttaki imzasının davalı A.. Ş..’in diğer işlemleri sırasında hile ile alındığı sonucuna varılmış ise de, bu hususta somut delillere dayanılmamış, mahkemece bir dekont dışındaki diğer dekontlardaki imzaların davalının eli ürünü olmadığı belirlendiğinden, davalının eli ürünü olan dekonttaki imzanın hile ile diğer dekontlarla birlikte davalı A.. Ş..’e imzalatılmış olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dışı banka yetkilisi İ. Ş.’in dosyada yer alan özet ifadesinde davalı A.. Ş..’in imzaladığı dekontla ilgili açık bir beyan bulunmayıp, beyanında imzasız veya imzasını taklit ederek işlemler yaptığını belirtmiştir. Dava dışı İ. Ş.’in gerek müfettişte verdiği ifade gerekse ceza dosyası getirtilerek, davalı A.. Ş..’in imzasını taşıyan dekontla ilgili olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılıp, deliller toplanarak bir sonuca varılması gerekirken, yazılı gerekçeyle bu dekont yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.